etelgraf haber-

Çarşı davasıyla birleşen Gezi Parkı eylemleri davasına bugün İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam ediliyor. Davanın tek tutuklu sanığı Osman Kavala’nın serbest bırakılmadı

Osman Kavala’nın katılmadığı duruşmada mahkeme Osman Kavala’yı yine tahliye etmedi. Bir üye hakim karara şerh koydu. Mahkeme bir sonraki celseyi 17 Ocak’a attı.

İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edilecek davanın 8 Ekim 2021 tarihinde görülen bir önceki duruşmasından kısa bir süre sonra Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın kendisini hedef alan sözleri üzerine Osman Kavala “Bu şartlar altında adil bir yargılama yapılmasına imkân kalmadığından, bundan sonra duruşmalara katılmamın ve savunma yapmamın anlamsız olacağına inanıyorum” sözlerini kullanmıştı.

Duruşma öncesinde açıklama yapan TMMOB Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şube Başkanı Esin Köymen, “2017 yılından bu yana somut hiçbir delil olmadığı halde siyasi bir tutsak olarak tutukluluğu devam eden Osman Kavala bir kez daha yargılanmak isteniyor. Yeryüzündeki tüm renklere sahip çıkan ‘Gezi Direnişi’nin siyah ve beyazı olan çArşı ailesi bir kez daha yargılanmak isteniyor, bu beyhude çabanıza izin vermeyeceğiz” dedi.

Ayşe Buğra: 4 yıldır aynı kelimeler

Duruşma sonrasında bir basın açıklaması yapan Kavala’nın eşi Ayşe Buğra mahkemelerin 4 yıldır aynı kelimelerle kararlar verdiğini söyleyerek “Savcılar soru sormuyor. Hangi somut eylemlerle suç işlenmiş sormuyorlar. Endişem bu durumun kalkınması ve normalleşmesi. Kesinlikle normal kabul edilmemesi gereken bir durum” dedi.

Kavala’nın avukatı Deniz Tolga Aytöre “Söylenecek çok fazla bir şey yok. Türkiye yargısı için büyük bir şanstı. Bağımsızlık konusundaki endişeleri gidermek için bir şanstı. Siyasetin yargıya müdahale olmadığını göstermek için bir şanstı ama yargı bu şansı kurtaramadı. Bu kadar meşru olmayan delillerle bir insanın anayasa hakkını elinden almak artık sadece yanlış hukuki karar olarak değerlendirilmemeli. Bu kamu yetkisini kötüye kullanma sorunu haline geldi” diye konuştu.

Daha sonra konuşan CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Hiçbir delil olmadan bir insanı siyasi saiklerle içeride tutmak hürriyeti tahrif suçundan öte yaşam hakkına müdahaledir” ifadelerini kullandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here