Fotoğraf TTB internet sitesi

Türkiye’de Covid-19 pandemisi hızla yayılırken Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, 9 Nisan 2021 günü “İktidara Uyarımız, Topluma Çağrımızdır” başlıklı bir basın toplantısı düzenleyerek alınması gereken acil önlemleri sıraladı. TTB Merkez Konseyi Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı toplantının başında, “İktidar bu uyarılarımızı asla hayata geçirmedi. Bunlar toplumu yok saymanın belgesidir” dedi. Basın açıklamasını ise  TTB II. Başkanı Doç. Dr. Ali İhsan Ökten ve TTB Merkez Konseyi üyesi Doç. Dr. Deniz Erdoğdu okudu. Açıklama özetle şöyle: 

İktidara Uyarımız, Topluma Çağrımızdır

“İktidarın yeni “Kontrollü Normalleşme Kararları”nı açıklayıp uygulanmaya başlamasından bugüne 38 gün geçti. Bu adımlar atılmadan önce Covid-19 hastalığında resmi sayılara göre günlük vaka sayısı 8000’lerin ve hastalığa bağlı ölüm sayısı 65’lerin altındaydı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) olarak o zaman da “normalleşme” başlığı altında atılacak adımların bilimsel olmadığı konusunda uyarmıştık; ama ne yazık ki uyarılarımız yine dinlenmedi.

Hatırlatıyoruz öngörülen her şey önlenebilirdi. Hastaların Sağlık Bakanlığı’nın verdiği sayılara göre dahi 55.000’i aştığını ve ölüm sayılarının 250’nin üzerine çıktığını görmekten üzüntü duyuyoruz. Bu sayılarla Avrupa’da yeni vaka bildirimin en yüksek olduğu ülkeyiz.

…İktidar önlemleri göstermelik aldığını virüsle adeta randevulaşacak kadar ileriye taşımıştır. 1 Mart’a açılma randevusu verip “Ramazan ayına kadar herhangi bir önlem almayacağım” demek, bilimsel değil algısal bir tutumdur. Beklediğimiz sürede fazladan kaybettiğimiz her canımızın sorumlusu bu kararı alanlardır. Bu tutum kendi yaşam biçimlerinin topluma dayatılmasıdır.

14 Ocak 2021 tarihinden bu yana 11 hafta geçmiştir ve iki doz aşı olanlar toplumun %10’una dahi ulaşmamıştır. İki doz aşı olanların 8 milyona ulaşmayan sayısı ile bilimsel olarak Türkiye’de bağışıklama sağlanabilmesi için 6 ayda 120 milyon doz aşı gerekliliğinin yanından bile geçilememektedir ve halen bir aşı programı açıklanamamıştır.

TTB olarak iktidarı bir kere daha uyarıyoruz: Geç kaldınız, önlenebilir ölümleri önlemediniz! Her gün yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz son durumda acil adımlar atılmalıdır.

TTB’nin açıklamasında verilerin kamuoyu ile paylaşılmadığı, bağımsız bilimsel çalışmaların engellendiği şartlarda sınırlı sayıda da olsa eldeki mevcut verileri ile ülkenin, bölgelerin, risk gruplarının özgün durumlarının gösterilmesi gerektiğine dikkat çekilerek, bilim insanlarınin yayın üretme konusunda Bakanlığın çizdiği çerçevenin dışına çıkması istendi; TTB’nin  bilimsel sorumluluğu almaya hazır olduğu kaydedildi. 

Açıklamada acilen yapılması gerekenler ise şöyle sıralandı: 

  • Mevcut sağlık politikalarının başarısız olduğu artık kabul edilmeli; sağlığa bütüncül bakan toplum ve sağlık örgütlerinin katılımıyla dayanışma içerisinde yeni bir sağlık sistemi kurulmalıdır.
  • Pandemi ile mücadele, derhal geniş katılımlı yerel pandemi kurullarına devredilmelidir. Bu kurullara yerel yönetimler, sağlık emek ve meslek örgütleri, ve toplum dahil edilmelidir.
  • Bilimsel kriterlere uygun filyasyon çalışmalarına hızla başlanıp salgının ilk kaynağına ulaşılmalı, bireyler hastalanmadan veya hastaneye gelmeden gerekli adımlar atılmalıdır.
  • Çalışanlar sosyal ve ekonomik hiçbir kayba uğratılmadan; AVM, fabrika, lokanta, atölye, şantiye gibi kalabalık ve kapalı alanlar derhal kapatılmalıdır. En az 14 gün tercihen 28 gün zorunlu üretim alanları dışında çalışanlar hiçbir şekilde mağdur edilmeden çarklar durdurulmalıdır. Zorunlu üretim alanlarında çalışanlar için işyerine ulaşmada ve iş yerlerinde fiziksel önlemler alınmalı, dönüşümlü çalışma modelleri ile çalışma ortamlarında bulunan sayısı azaltılmalıdır.

‘Etkili aşılama programı uygulanmalı’

  • Uluslararası dolaşım en aza indirgenmeli ve yalnızca çok gerekli şartlarda olmalı, yurtdışı seyahatlerinde 14 gün karantina uygulanmalıdır.
  • Aşılamada hedef toplumsal bağışıklık olmalıdır. Etkili bir aşılama programı uygulanmalıdır. Aşı temini ile ilgili süreç şeffaf bir biçimde kamuoyu ile paylaşılmalı, toplumun önüne net bir aşı takvimi konulmalıdır. Mevcut durumda hızlı aşılama salgınla mücadelenin en önemli parçasıdır.
  • Sağlık çalışanlarının mevcut pandeminin yükü yetmezmiş gibi iktidarın vurdumduymazlığıyla daha da tükendiği görülmelidir. COVID-19’un meslek hastalığı kabul edilmesi gibi basit bir adımın bile atılmaması halen bir ayıp olarak ortada durmaktadır. Halen atanmayı bekleyen ve KHK ile gerekçe gösterilmeden ihraç edilmiş tüm sağlık çalışanları hızla salgınla mücadelede yerlerini almalıdır. Sağlık çalışanları artık dinlenebilmelidir.
  • Kapatılmış olan Hıfzıssıhha Enstitüsü gibi yapılarımızın ne kadar gerekli olduğu şimdi bir kez daha anlaşılmıştır. Artık sağlıkta birilerini zengin edecek değil toplumun ihtiyaçlarına yönelik adımlar atılmalı; aşıda patenti ortadan kaldıracak uluslararası adımlar atılmalıdır. Küresel sorunda çözümün de küresel olduğu kabul edilmelidir. Kimseyi geride ve yalnız bırakmayan uluslararası koordinasyon acilen kurulmalıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here