Türkiye 3 Mayıs gazeteciler gününü İçişleri Bakanlığının sansür genelgesi ile karşıladı. Sanat, tarih, edebiyat veya bilimsel amaçlarla ya da ifade özgürlüğü kapsamında kişisel verilerin işlenmesini önlemek mümkün müdür? Yasak mıdır? Suç mudur?    

İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğü 27 Nisan 2021 tarihli “ses ve görüntü kaydı alınması” hakkında Genelge yayımladı. Kişilerin izinsiz olarak  ses ve görüntüleri kayda alması ve yayımlamasını en temel kişilik haklarından olan özel hayatın gizliliğinin ihlali ve kişisel verilerin hukuka aykırı olarak işlenmesi ve paylaşılması anlamına geleceğini ve genel kolluk personelinin de bu olaylarla sık karşılaştığını ve bazen görevin yapılmasını engelleyecek boyuta ulaştığını, personelin ve vatandaşların kişilik hakkına ve güvenliğine zarar verecek şekilde yayımlandığını duyurdu.

Anayasanın 20. Maddesinden, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkındaki Kanundan ve 2259 sayılı PVSK bahsederek sonuçta 2021/19 sayılı ve Emniyet Müdürü imzalı Genelge şöyle diyor: “Bu nedenle; personelimizin görevini ifade ederken bu tür ses ve görüntü alınmasına tevessül edecek davranışlara fırsat vermemeleri, eylemin veya durumun niteliğine göre kayıt yapan kişileri engellemeleri, kanuni şartları oluştuğunda adli işlem yapmaları gerektiği hususlarında tüm personelimizin bilgilendirilmesini önemle rica ederim”. denmekte.

Bianet’ten Erol Önderoğlu ve Sinem Aydınlı’nın haberine göre Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarını tanımaması, ülkeyi Avrupa Konseyi ile krizin eşiğine getirirkenTürkiye’nin AİHM önündeki mahkumiyetleri, bu dönem köşe yazarı Atilla Taş’ın keyfi tutukluluğu nedeniyle de devam etti. Ayrıca, Avrupa Konseyi’nin uzmanlar kurulu Venedik Komisyonu’nun “yürürlükten kaldırılmasına” işaret ettiği “Cumhurbaşkanı’na hakaret” iddiasına ilişkin Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesinin uygulaması, Fransa merkezli Charlie Hebdo mizah dergisine dava açılmasıyla ülke sınırlarını aştı.

180 ülkeli RSF Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 153. sırada bulunan, gazeteci tutuklama döngüsü en hızlı işleyen ülkelerden Türkiye, Van’da bir helikopterden iki köylünün atıldığı iddialarını gündeme getiren gazeteciler dahil dört gazeteciyi “örgüt üyeliği” suçlamasının olduğu son derece niteliksiz bir iddianameye dayanarak tutuklu bıraktı.

Gazetecilere hapis tehdidi yaygın

Ocak – Şubat – Mart 2021 dönemini kapsayan BİA Medya Gözlem Raporu, 228 gazeteci, köşe yazarı ve 5 karikatüristin Türk Ceza Kanunu (TCK), Terörle Mücadele Kanunu (TMK), MİT Kanunu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Kanunu ve Sermaye Piyasaları Kanunu (SPK) kapsamında toplamı 2 müebbet 1894 yıl 9 ay hapis cezası tehdidiyle karşı karşıya olduğunu gösterdi.

“Cumhurbaşkanına hakaret” davaları artık “beynelmilel”

Ocak – Şubat – Mart 2021 döneminde 18 gazeteci ve beş karikatüristin adı (Julien Serignac, Gerard Biard, Laurent Sorurisseau, Alice Petti, Atilla Taş, Ahmet Sever, Hakkı Boltan, Mustafa Sönmez, Oktay Candemir, Fatih Portakal, Rüstem Batum, Hüseyin Aykol, Reyhan Çapan, Hasan Başak, Kemal Aykut, Burak Şahin, Hayko Bağdat, Cem Şimşek, Erk Acarer, Engin Korkmaz, Ayten Akgün, Cem Bahtiyar ve Sefer Selvi) Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ilişkin görüş ve eleştirileri nedeniyle “Cumhurbaşkanına hakaret” davalarında geçti.  Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 299. madde uyarınca istenen toplam ceza, 98 yıl hapis oldu.

Erdoğan’a ilişkin 28 Ekim 2020 tarihli sayısında yer alan bir karikatür nedeniyle Fransa merkezli haftalık Charlie Hebdo dergisinin dört temsilcisine Ankara Asliye Ceza Mahkemesi’nde açılan dava ise, “Cumhurbaşkanı’na hakaret” davalarını uluslararası bir boyuta taşıdı. 

Bu dönemde, Ayten Akgün’e 11 ay 20 gün ertelemeli hapis verilirken, Fatih Portakal, Oktay Candemir, Burak Şahin ve çizer Sefer Selvi’nin beraatleri gündeme geldi. Dört karikatürist ve bir gazeteciye açılan davalar ise yeniydi.

12 gazeteciye saldırı, bir radyocu öldürüldü

Ocak – Şubat – Mart 2021 döneminde İstanbul, Bursa, Aydın, Aksaray ve Rize’de medya temsilcilerine karşı 13 fiziki saldırı yaşandı. Birinde radyocu Hazım Özsu, yorumlarını beğenmediğini ifade eden bir dinleyicisi tarafından öldürüldü.

31 Mart 2019 yerel seçimlerinden beri yaygınlaşan ve iktidarın suskunluğu ile prim verilen şiddet, son üç ayda, Halk TV yorumcusu Levent Gültekin, KRT TV programcısı Osman Güdü ve Yeniçağ gazetesi Ankara Temsilcisi Orhan Uğuroğlu gibi kamuoyu önünde kanat bildirenleri hedef aldı. Bu dönemde, ayrıca, çoğu sosyal medyada en az yedi gazeteci de tehdit edildi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Twitter hesabından toplam dokuz gazete yazarını hedef gösterirken, eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de Nevşin Mengü’yü aynı mecrada hedef aldı. Sosyal medyada tehdit edilenler arasında T24 sitesi Ankara temsilcisi Gökçer Tahincioğlu ve Cumhuriyet gazetesi muhabiri Zehra Özdilek de vardı.

11 gazeteciye gözaltı; gerekçeler çeşit çeşit

Bir gazeteci yazmış olduğu kitapta “terör örgütü propagandası yapıldığı” iddiasıyla, bir gazeteci Twitter’da paylaştığı bir karikatür nedeniyle açılmış olan bir soruşturmayla ilgili, üç haberci Boğaziçi öğrencilerine destek amacıyla yapılan yürüyüşü ve iki gazeteci Gülistan Doku için yapılan eylemi takip ederken gözaltına alındı.

Aynı dönemde, iki gazeteci haklarında çıkarılan bir yakalama veya açılmış bir soruşturma kararı gerekçesiyle, bir diğeri de “Boğaziçi” protestolarına ilişkin Twitter’da paylaştığı bir video nedeniyle gözaltına alındı. Fransız gazeteci Sylvain Mercadier de, Diyarbakır Newroz’unu izlemek için geldiği Türkiye’den, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda bir gece tutulduktan sonra “milli güvenliğe tehdit oluşturduğu” gerekçesiyle sınırdışı edildi.

Sansür yetkiliye çalışıyor

Ocak- Şubat- Mart 2021 döneminde internet ortamında çıkan ve AKP Elazığ milletvekili Tolga Ağar, Turkuvaz Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Serhat Albayrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dünürü Orhan Uzuner ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel ve dönemin Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu yetkilisi İrfan Fidan dahil birçok yetkiliye de değinen en az 149 haber bağlantısına erişim engeli getirildi. 

BİK ve Bakanlık eleştirel gazetelerin peşini bırakmıyor

Ocak -Şubat – Mart 2021 döneminde, Basın İlan Kurumu (BİK) Evrensel gazetesine sekiz, BirGün’e de beş gün ilan kesme cezası verdi. Ancak BİK’e dair tartışmalar ne son üç ayla ne de resmi ilandan olan bu gazetelerle sınırlı kaldı: Gazeteci ve medya ombudsmanı Faruk Bildirici internet sitesinde yazdığı ve CİMER kaynaklı verileri paylaştığı yazısında, mevzuat veya basın ahlak ilkelerine aykırılıktan 2020 yılında gazetelere toplam 803 gün ilan kesme cezası verildiğini belirtti. Bildirici, BİK’in, Cumhuriyet’e 110 gün, Birgün’e 112 gün, Evrensel’e 65 gün, Korkusuz’a 29 gün, Sözcü’ye 17 gün ilan kesme cezası verdiğini hatırlattı. Bildirici, “İstanbul’da yayımlanan beş gazeteye verilen cezaların toplamı 333 gün yapıyor. Demek ki, BİK’in 2020 yılı içerisinde İstanbul’daki gazetelere verdiği cezaların yüzde 88’i bu beş gazeteye verilmiş!” dedi. Bu dönemde BİK, Sözcü gazetesinin manşetinde “2020’nin torbasından felaket ve gözyaşı çıktı” başlığı altında verdiği Ayasofya’nın ibadete açılışına ilişkin haberle ilgili inceleme başlattı.

Ayrıca, Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü de, Tele1’de yer verilen Evrensel gazetesine ait  reklamda Newroz mitinginde sarı kırmızı ve yeşil renkler bulunan bir şalı taşıyan çocuk fotoğrafı göründüğü gerekçesiyle gazeteye 20 bin 953 TL idari para cezası verdi.

36 gazeteciye “hakaret”ten dava

Ocak – Şubat – Mart 2021 döneminde en az 30 gazeteci “hakaret” ve “kamu görevlisine hakaret”; 1 gazeteci “iftira” suçlamasıyla açılan ceza davaları kapsamında toplam 65 yıl 3 ay hapis cezasıyla yargılandı. Bu kişilerden, Evrensel gazetesi yazarı ve Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, 7 bin 80 TL adli para cezasına mahkum edildi.

Ayrıca, iki gazetecinin (Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu) yazdıkları kitaba yönelik “hakaret” iddiasıyla 14 ayrı soruşturma başlatıldı. Ender İmrek’in “hakaret” iddiasıyla yargılandığı davada beraat etmesine Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı tarafından yapılan itirazla dosya ivedilikle İstinaf’a taşındı. 

Aynı dönemde, beş gazeteci toplam 1 milyon 610 bin TL ve altı medya kuruluşu (Oda TV dahil) toplam 325 bin TL tazminat davasıyla karşı karşıyaydı. Mustafa Hoş, Çorlu’daki tren kazası davasına bakan savcının açtığı davada 40 bin TL ödemeye mahkum edildi. Ceren Sözeri ve Çiğdem Toker’in yargılandığı davalar devam etti. Hazal Ocak yargılandığı bir haberden 20 bin TL’lik tazminattan feragat ederken, başka bir haberi için 200 bin TL’lik manevi tazminatla yargılanmaya devam etti. Demirören Medya Grubu’nun, 5 haber sitesine açtığı toplam 275 bin TL tazminat davasına devam edildi.

Gazeteciye saldırılarda cezasızlık kural

Ocak-Şubat-Mart 2021 dönemine yansıyan vakalar, gazetecilere yönelik saldırıların da, bu suçların cezalandırılması için hak arama girişimlerin de sürdüğünü gösterdi: Halk TV yorumcusu Levent Gültekin’e saldıranlardan ikisi, gazeteci kamuoyu önünde cezasızlıktan şikayet ettikten sonra yakalanabildi. Sözcü gazetesi köşe yazarı Yılmaz Özdil ile Tele1 programcısı Cüneyt Akman’ın hedef gösterilmesine ilişkin Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesinde öğretim görevlisi olan Ebubekir Sifil’e dava açılmasına gerek görülmedi. Barış Pehlivan’ı cezaevinde darp eden memura “iyi hal”den uyarıyla yetinildi. Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu’nun 24 Ocak 1993 tarihinde Ankara’da bombayla öldürülmesinden sorumlu bulunan Tevhid Selam Kudüs Ordusu isimli örgüte üye olmaktan 18 Aralık 2008’den beri yürüttüğü yargılamada sanıklara beraat kararı verdi.

TGS Ankara Şubesi, kolluk güçlerinin  gazetecilere yönelik artan fiziksel saldırıları Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusu olarak taşıdı. Nevşin Mengü de, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın “Sosyal medya etik kurallarına uyan milli hesaplar” diye tanımladığı hesaplardan Mayıs 2020’de gelen cinsel taciz ve hakaret içeren mesajları yargıya taşıdı.

AYM: Tutuklama, şiddet ve susturmaya dört mahkumiyet

Yılın ilk üç ayında Anayasa Mahkemesi (AYM), dört gazetecinin ifade özgürlüğünün ihlal edildiği gerekçesiyle yaptığı başvuruda idareyi toplam 84 bin 895 TL tazminata mahkum etti. Bu gazetecilerden Hakan Aygün ve Şahin Alpay, haksız tutukluluk şikayetiyle, gazeteci Beyza Kural ters kelepçeli gözaltı girişimi nedeniyle, gazeteci Osman Palçik de, haberine idari para cezası verilmesi üzerine AYM’e başvurmuştu.

AYM, Basın İlan Kurumu’nun Korkusuz gazetesine vermiş olduğu ilan kesme cezasını da basın ve ifade özgürlüğü ihlali olarak değerlendirdi. Ancak Hüsnü Mahalli’nin tutukluluğuna yönelik başvurusunda haklarının ihlal edilmediğine hükmetti. İki köylünün helikopterden atıldığı iddiasını gündeme getirdikten sonra Van’da tutuklanan dört gazeteci için de AYM’ye başvuruldu. Rapor döneminde, muhalefet partisi CHP basın kartı olmayan gazetecilerin yıpranma hakkını tanımayan düzenlemeyi; Evrensel gazetesi de BİK cezalarını AYM’ye taşıdı.

AİHM’den bir mahkumiyet; Dink için yeni başvuru 

Türkiye, 2021 yılına kararlarını uygulamadığı ve meydan okuduğu Avrupa Konseyi ve AİHM ile üst düzey ve yaptırıma yol açabilecek bir krizle girdi. Cumhuriyet gazetesi önceki dönem dokuz yönetici ve çalışanının keyfi şekilde tutuklanması nedeniyle 2020 sonunda AİHM önünde tarihin en ağır cezalarıyla karşılaşan Türkiye, bu dönemde de köşe yazarı Atilla Taş’ın keyfi tutukluluğu nedeniyle 15 bin 450 avro (yaklaşık 140 bin TL) tazminata mahkum edildi. Gazeteci Hrant Dink cinayeti soruşturmasında takipsizlik kararı verilen 26 şüpheli için de AİHM’e yeni başvuru yapıldı.

RTÜK: TV’lere 57 para cezası, 22 yayın durdurma

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), Ocak – Şubat – Mart 2021 döneminde haber ve program yayınlarından dolayı TV kuruluşlarına 57 idari para cezası ve toplam 22 yayın durdurma cezası verirken radyo kuruluşlarına bu dönemde herhangi bir işlem yapılmadı.

Üç ayda dokuz işsiz; daha fazlası için endişe

2021 yılının ilk üç ayında, en az dokuz gazeteci işten çıkarıldı ya da yayın kuruluşunun yayın çizgisinden doğan anlaşmazlıklar çerçevesinde işi bırakmak zorunda kaldı. Ayrıca, DİSK Basın İş, Artı Tv ve Artı Gerçek sitesi yönetimi ile imzaladığı protokolden sonra sendika temsilcisi Cenk Kolçak’ın ücretsiz izne çıkarılmasına tepki gösterdi. İşyerinde çok sayıda medya çalışanının işsiz kalmasından endişe ediliyor. Nitekim, Aralık 2020’de yayın hayatına son veren Olay TV’de 180 medya çalışanı kapanma kararının ardından işsiz kaldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here