2018 yılında ABD destekli bürokratik bir darbe ile önce devlet başkanlığından uzaklaştırılan ardından hapsedilen ve seçimlere girmesi engellenen İşçi Partisi lideri Lula da Silva’ya karşı yapılan ikili darbede ABD’nin rolü olduğu Beyaz Saray tarafından doğrulandı.

Yolculuk’un haberine göre Beyaz Saray’ın internet sitesinde paylaştığı belgede, ismi açıklanmayan Beyaz Saray yetkilisi, “yolsuzlukla savaş” denilerek Lula da Silva’nın hapsedilmesini ve faşist Bolsonaro’nun seçilmesinde sürecinde işleyen ikili darbe mekanizmasında ABD’nin rolü olduğunu kabul etti.

Başsavcı Moro ABD’nin kuklası olarak çalıştı

2014 yılında Brezilya’da “araba yıkama” operasyonu olarak bilinen ve yolsuzlukları ortaya çıkartacağı söylenen operasyonun başındaki isim Moro tüm süreçte CIA ile birlikte çalıştı.

Geçtiğimiz Şubat ayında da başsavcı ve ekibinin telefon görüşmeleri ortaya çıkmıştı. Telegram konuşmaları paylaşılan ekip, Lula’nın tutuklanmasını “CIA’in bir hediyesi” olarak yorumlamıştı.

Soruşturmayı yürüten eski başsavcı Sergio Moro’nun ekip üyeleri arasında geçen konuşma, Moro’nun soruşturma esnasında ABD gizli servisi CIA ile işbirliği içerisinde olduğunu ortaya çıkardı.

Söz konusu Telegram konuşmaları, Lula’nın savunması kapsamında resmi mahkeme belgeleri olarak sürece dahil edilmişti.

“Araba Yıkama” operasyonunun başındaki başsavcı Sergio Moro

Lula’yı serbest bırakacak hakimi tutukladılar

Faşist Bolsonaro döneminde bir süre Adalet Bakanlığı yapan Sergio Moro’nun ekibinden savcı Deltan Dallagnol, yine soruşturma ekibinden başsavcılık ofisi avukatı Laura Tessler ve bir diğer savcı Isabel Grobba ile telegram konuşmasında dava sürecinden bahsediyorlar.

Bu sırada konuşmada Marco Aurelio ismi dikkat çekiyor.

ABD darbesi ile tutuklama kararı çıkarılan Brezilya Yüksek Federal Mahkemesi’nde hakimi Marco Aurelio

Marco Aurelio, Brezilya Yüksek Federal Mahkemesi’nde hakim. Konuşmanın geçtiği dönemde Aurelio, Lula’nın serbest kalmasına neden olabilecek bir dosya hazırlıyordu. Telegram kayıtlarından anlaşılacağı üzere Moro, Aurelio’nun bunu yapmasına imkan vermemek için hızlı bir şekilde tutuklama kararı çıkarıyor.

Aurelio’nun hazırladığı dava dosyası ayrıca Lula’nın 2018 devlet başkanlığı seçimlerinde aday olmasının önüne de açıyordu. Bu noktada mevcut devlet başkanı Jair Bolsonaro da olaya dahil oluyor. Lula’nın seçimlere katılması demek, ABD destekli Bolsonaro’nun seçimleri kuvvetle muhtemel kaybetmesi anlamına geliyordu, zirâ o dönem yapılan anketlerde Lula, Bolsonaro’nun yüzde 20 oranında önünde birinci sırada yer alıyordu.

682 milyon dolar verdiler

2017 yılında ABD Adalet Bakanı Yardımcısı Kenneth Blanco, Lava Jato soruşturma ekibi ile yaptıkları işbirliğine değindi ve bu işbirliğini “başarı hikayesi” olarak tanımladı. Ayrıca 2019 yılında ABD Adalet Bakanlığı tarafından Lava Jato ekibine “yolsuzluğa karşı vakıf kurmaları için” 682 milyon dolar verildi.

Lula, geri döndü

Brezilya’da İşçi Partisi’nin lideri Lula da Silva, 2016’da halefi Dilma Rouseff’in başında bulunduğu İP hükümetini deviren ve 2018’de kendisinin seçimlere katılımını engelleyen yolsuzluk suçlamalarına imza atan, başta Sergio Moro olmak üzere Amerikan emperyalizminin yargı içerisindeki işbirlikçileri tarafından gerçekleştirilen ikili bürokratik ABD darbesiyle hapse girmesi ve seçilme hakkının ihlal edilmesinin ardından 9 Mart tarihindeki davanın ardından siyasi haklarını yeniden kazandı.

2018’de, bürokratik darbe sürecinin ikinci evresinde seçilme hakkının ihlal edilmesiyle anketlerde açık ara önünde olduğu faşist Jair Bolsonaro’nun seçimi kazanmasına neden olan yargı kararı, Brezilya Yüksek Mahkemesi tarafından bozuldu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here