Bir imzalar zinciri üzerinden oluşan mübadele araçları, yeni bir fikir değil. Yıllarca Türkiye ekonomisinin büyük bir kısmı hala var olan çek-senet sistemiyle çalıştı. Bir perakendeci, toptancıya çek-senet ile ödeme yapar. Toptancı çeki alır, arkasını imzalar ve üreticiye teslim eder. Üretici bunu tekrar imzalar ve bir hammadde tedarikçisine verir. Çek-senet, merkez bankasının yaratmadığı paradır. Bitcoin’den farkı, çek-senetin arkasında yasa gücünün olmasıdır ve hukuk sistemi ödemeyi uygulamak için verimli çalışmadığında bu icra işini serbest piyasa temelinde yapacak çek-senet mafyası devreye girer. Bitcoin’in arkasında devlet veya mafya yok. Devletler tarafından yaratılan dijital paralar kripto paraların mantığına aykırı ve devletler halk üstünde inanılmaz bir egemenliği sağlıyor. Cebindeki nakit paranın bir hükümet karariyla iptal edilebileceğini sağlar.

Bitcoin’in savunucuları, Bitcoin’de enflasyon olmadığını, çünkü oluşturulabilecek Bitcoin sayısında mutlak bir sınır olduğunu iddia ediyor. Bu ekonomik fikir, neoliberal sağın ekonomisti Milton Friedman’ın parasalcı okulundan geliyor; üstelik açıkça yanlış. Doların fiyatı yükseldiğinde Bitcoin’de deflasyon ortaya çıkarken, doların fiyatı aniden düştüğünde Bitcoin tek bir günde %400 enflasyona maruz kalabiliyor. Sınırlı Bitcoin arzının istikrar sağlayacağı beklentisi bir yanılsamadır.

Aslında kripto paralar fikri tümden bir yanılsamaya dayanıyor: Birbiriyle denk güçteki küçük mal sahiplerinin serbest rekabet piyasası hayali. Bu yanılsama, blokzincir algoritmasının tasarımının tam göbeğinde yer alıyor. Küçük mülk sahiplerinin çaresizliği, Hitler’in yükselişine toplumsal zemin hazırlamıştı. Gerçek şu ki Hitler, politik desteğini yoksul küçük mülk sahiplerinden alırken, Alman büyük sermayesinin çıkarlarına hizmet etti. Satoshi Nakamato ve müritleri tarafından önerilen Bitcoin madenciliği yanılsaması, piyasadaki birçok bireysel katılımcının her birinin birkaç Bitcoin çıkarmasıdır. Kapitalist rekabetin kaçınılmaz bir sonucu olan gerçek ise en son donanıma yatırım yapan ve uzak yerlerde dev madencilik tesisleri inşa eden büyük Bitcoin madencilik şirketlerinin gelişmesidir. Aslında Bitcoin tekelleşmeye, üretim sermayesinin normal işlemlerinden daha yatkındır.

Bir de Gamestop hikayesi var.

Bazılarının “serbest piyasa”nın “finans kapital”i yenmek için kullanılabileceğine inanmasına neden olan kafa karışıklığı, Bitcoin’e inananlarla sınırlı değildir. ABD borsalarındaki son Gamestop patlaması buna bir başka örnekti. Hedge fonlar (serbest yatırım fonları), borsadaki hareketler üzerine yüksek değerli bahisler yaparak para kazanan büyük kurumlardır. Bazı hedge fonlar, Gamestop şirketinin hisselerinin düşeceğine dair yoğun bir şekilde bahis yapıyordu. Wall Street Bets adlı bir Reddit grubundaki bir grup küçük yatırımcı, birlikte hareket ederek şirketin hissesinin fiyatını yükseltebileceklerine ve hedge fonlar kaybederken kendilerinin para kazanabileceklerine inandı. Küçük yatırımcılar başardı. Büyük bir hedge fon iflas etti. Bazıları bunu “küçük insan”ın “finans kapital”e karşı kazandığı zaferin öyküsü olarak kutlar. Bu hiç de öyle olmadı. Küçük yatırımcılar, Robin Hood adlı bir cep telefonu uygulaması kullanıyorlardı. Bu, son derece ideolojik bir isim seçimiydi. Robin Hood, “zengin”i soyup “fakir”e veren, İngiliz geleneğinin efsanevi bir figürüdür. Robin Hood uygulaması, bu küçük yatırımcıların komisyon ödemeden hisse alıp satmalarına izin veriyordu ve onların oyunlarını mümkün kıldı. Ancak Robin Hood, kâr etme merkezli (yani normal) bir şirkettir. Sistemlerinden geçen işlemlerle ilgili anlık bilgileri “finans kapital”e satarak para kazanıyor. Yani Robin Hood’un gerçek bağlılığı “fakirler”e değil, ödeme yapan müşterilerine, “zenginler”e yönelikti. Küçük yatırımcılar ile büyük hedge fonlar arasındaki mücadele zirveye ulaştığında Robin Hood tarafını seçti ve küçük yatırımcıların daha fazla Gamestop hissesi satın almasını engelledi. Günün sonunda bazı hedge fonlar para kaybetti. Bunlardan biri olan Melvin Capital, 3 milyar dolar kaybetti. Erken satış yapan birkaç küçük yatırımcı kar etti. Küçük yatırımcıların çoğu para kaybetti. Sonunda ne oldu? Melvin, Citadel ve Point72’de yatırımcı olan diğer iki hedge fon, çökmesini önlemek için Melvin Capital’e para yatırdı ve Melvin’i ucuza satın aldı. Citadel, Robin Hood’dan bilgi almak için büyük ödemeler yapan bir müşteriydi ve küçük yatırımcıların Gamestop satın almasını durdurması için Robin Hood’a baskı yapabildi. Sonra Citadel ve Point72, kardeş bir akbaba öldüğünde diğer akbabalar ne yapıyorsa onu yaptı; sonuçta akbaba oldukları için kardeşlerini yediler. Oyunun sonunda “finans kapital”, küçük yatırımcıları mağlup etti. “Serbest piyasa”da olan budur: Büyük, küçüğü yener.

Karl Marx, kapitalizmde kâr oranının düşme eğilimine dikkat çekmişti. Kapitalist sistemin krize girmesinin kritik göstergelerinden birinin, kapitalistlerin spekülasyon yoluyla birbirlerinden artı-değer çalmaya çalışmaları olduğunu ekledi. Kripto para ve borsa patlamalarını ve çöküşlerini besleyen şey budur. Bu nedenle ana kâr kaynağı reklam olan ve neredeyse hiçbir şey üretmeyen Google, dünyanın en zengin şirketlerinden biridir. Google, artı-değeri diğer kapitalistlerden alır. 2008 mali çöküşünden sonra hükümetler, bu spekülatif hareketleri daha da körükleyen mali piyasalara para akıttı. Rasyonel bir dünyada hükümetler, bu parayla sağlığı, eğitimi ve yeşil işleri finanse edebilirdi, ancak bunun yerine spekülatif balonlar yaratmayı seçtiler. Şimdiki Covid krizi tedbirleri, hükümetlerin bir kez daha örneğin sıradan insanları iyileştirmek için uğraşmaktan ziyade spekülasyonu artıracak para yarattıkları anlamına geliyor. Bu spekülatif pazarda yer almak, sıradan insanları asla daha iyi hale getirmeyecektir. Bunu yalnızca siyasi ve sosyal değişim sağlayabilir. Bitcoin ve WallStreetBets, çıkmaz sokaklardır.

Chris Stepheson: Emekli bilgisayar bilimci. 18 yıl Bilgi Üniversitesinde görev yapmtı. 1966 yılından bu yana bilgisayarlarla mesleki olarak ilgileniyor. IBM, Reuters gibi büyük şirketlerin yanı sıra bağımsız uzman olarak da çalıştı. Bütün ders materyalleri ve ders videoları her öğrenciye açık biçimde chrisstephenson.org web sitesinde duruyor. ArkaKapı bilgisayar güvenliği dergisinde yazıları yayınlanmaktadır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here