Eminim ki ilk okuduğunuzda projenin adını tersten yazmış diyecekseniz.

 Ama hayır. Bilinçli şekilde yazdım.

 Siz hiç :

 Süveyş Kanalına, ‘Kanal Süveyş’ veya

 Panama Kanalına, ‘Kanal Panama’ veya

 Eyfel Kulesine, ‘Kule Eyfel’ dendiğini duydunuz mu? 

 Bu yüzden ‘İstanbul Kanalı’ projesi adının ters yazılması gibi, bir ters proje olarak gözüküyor.

 Ama tabi işin içinde AKP iktidarı olunca fazlasıyla terslikler olabiliyor ve bu terslikleri inceleyince, tersliklerden her şeyin anlamlı olduğunu anlayabiliyoruz.

Bu sebepten ötürü sizlere tavsiyem, AKP iktidarı olunca bir şeyleri anlamak için baştan sona değil, sondan başa doğru doğru bakmanızdır.

Çünkü her zaman sonuç ürününü söylerler ama sonuca giderken aradaki noktaları ve hasarları atlıyorlar.

 Tıpkı ‘Kanal İstanbul’ projesi ve nicesi gibi.

 İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Demirperde ülkelerinin Avrupa ve Türkiye 

üzerine yapabilecekleri askeri saldırı harekâtına karşı ABD’de bazı savunma projeleri geliştirilmiştir.

 Bu çerçevede İstanbul’un batıdan gelecek bir zırhlı birlik saldırısına karşı  savunulması içinde “Su kanalı” oluşturulması düşünülmüş ve buna ait bir de harita yapılmıştır.

 Bu projedeki kanalın güzergâhı Durusu (Terkos) Gölü’nün batısından, Büyük Çekmece Gölüne uzanan alçak arazi ile vadiyi izlemektedir.

 Adı da ‘Canal Istanbul’ konulmuştur. İşte günümüzdeki Kanal İstanbul tanımı Amerikalılardan gelmedir. Yerli değil devşirme bir tanımdır.

 Ancak gerçekleştirilmesi çok güç ve pahalı olduğu gibi, Trakya’nın savunulmasını imkânsızlaştıracağı (Savunma, geri çekilme, takviye ve karşı hücum) ve yaratacağı diğer olumsuz etkiler değerlendirilerek, proje gündem dışı bırakılmıştır.

Şekil 1: ABD’DE 1950 YILINDA MARMARA DENİZİ VE İSTANBUL’UN SAVUNULMASI AMACI İLE ÇATALCA YARIM-ADASI VE GELİBOLU YARIMADASI-EVREŞE OVASI’NDA AÇILMASI ÖNGÖRÜLMÜŞ OLAN KANALLAR

  

Sevgili Atilla Aşut bir köşe yazısında bu konuya güzel değinmiş:

“Köşemizin adı “Dilin Kemiği” olduğuna göre, “Kanal İstanbul” dayatmasına Türkçe’nin penceresinden bakmak istiyorum.

  Son yıllarda Türkçe tamlamaları Batı dillerinin mantığıyla tersyüz etme modası çıktı. 

  Özellikle kültür-sanat kurumlarının adlarında gözlemliyoruz bu yozlaşmayı. 

  Örneğin “Modern İstanbul” yerine “İstanbul Modern” ya da “Modern Cer” yerine “Cer Modern” gibi adlar kullanılıyor…

  “Kanal İstanbul” da eğer arkasında daha derin ilişkiler yoksa bu özentinin yeni bir örneği. Ama son örnek olmayacağı çok açık…

  Okurumuz Nedim Bayram da benzer bir yorumda bulunmuş: “Kanal İstanbul adı bile, bunun Okyanus ötesinin projesi olduğunu kanıtlamaz mı? 

 Doğru Türkçe tamlamanın İstanbul Kanalı ya da İstanbul’un Kanalı olması gerekmez mi? Bu çeviri kokan adlandırma, aslında ‘Canal Istanbul’ olmasın ‘’

 Bir diğeri İstanbul Kanalı’nın büyüklük açısından yanlış şekilde dillendirilmesidir.

 Bu alandaki ülkemizde en önemli bilginlerimizden Prof. Dr. İlhan Tekeli şöyle tanımlıyor ; Mega projeler bir devirden diğerine aktarılmaktalar; ancak çağımızdaki farkları, inanılmaz bir ivmeyle büyüyen sayıları ve ölçekleri.

 Özellikle ulaşım, enerji, su ve tarım sektörlerinde devasa ölçekli altyapı yatırımları zirve yapmış durumda.

 Günümüz mega projeleri, bütçeleri göz önüne alınarak :

 Mega (milyon dolar),

 Giga (milyar dolar),

 Tera (trilyon dolar)   olarak sınıflandırılmaktadır.’’ diye belirtiyor.

 Özetle anlayacağımız;

 1 ile 999 Milyon Dolar arasındaki projelere Mega Projeler,

 1 ile 999 Milyar Dolar arasındaki projelere  Giga Projeler,

 1 ile 999 Trilyon Dolar arasındaki projelere Tera Proje dememiz gerekiyor.

 Ama maalesef basında ve birçok kişinin dilinde Mega Proje olarak dillendiriliyor.

 Bu sebepten bundan sonra ‘İstanbul Kanalı’ projesinden ‘Giga Proje’ olarak bahsedeceğiz. Hatta TL bazında ‘Tera Proje’ olarak isimlendireceğiz.

 Çünkü bu proje gerçekleştirdiği takdirde, çok uzun olmayana bir zaman içinde üreteceği pozitif veya negatif verilerle dolar bazında dahi Tera Proje olacaktır.

Mimar Zafer Şimşek: “Sürdürülebilir Kentler Gelişim Sürecinde Mega Projeler; Kanal İstanbul Projesi Üzerine Değerlendirme” konulu yüksek lisans tez çalışması devam ediyor. 3 yıldan uzun zamandır aydır Kanal İstanbul üzerine çalışmalar yapıyor. 2014 yılından beri ‘Mimarlık’, ‘Mimarlık ve Kentleşme İlişkisi’ ,‘Mimarlık ile Siyaset İlişkisi’, Mimarlık ve Kült Liderler İlişkisi’ ve ‘Türkiye Seçimler Tarihi ve Siyasi Seçmen Analizi’ konulu çeşitli araştırmalar yapıp ve yazılar yazmakta.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here