Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ekokırıma neden olacak çimento fabrikası ısrarına karşı yine doğa kazandı.

Muğla‘nın Yatağan ilçesindeki Deştin ile, Menteşe ilçesindeki Bayır köyleri yakınlarına yapılması istenen entegre çimento fabrikasına verilen yürütmeyi durdurma kararının iptalini isteyen Bakanlık ve şirketin talebini mahkeme kabul etmedi.

Danıştay Dördüncü Dairesi tarafından verilen kararda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin talebinin aksi yönde görüş bildirildi; yürütmenin durdurulması kararının iptalini gerektirecek bir durumun söz konusu olmadığı belirtildi. 

Daha önce de bu çimento fabrikası için ‘Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Olumlu’ kararı verilmiş, ardından bu rapor iptal edilmişti. Gerekçe ise bilirkişi raporuydu. Bilirkişi raporunda çimento fabrikasının doğada oluşturacağı geri dönüşü olmayan tahribat şöyle sıralanmıştı:

  • “Sahaya 3 kilometre mesafede 12 adet zeytinlik vasıflı alan bulunması,
  • Proje tanıtım dosyasında hammadde ocaklarının jeolojik ve hidrojeolojik özellikleriyle çevreye olası etkilerine dair açıklamaların çok yüzeysel ve yetersiz olması,
  • Yürütülecek faaliyetin Kazan Göletine zarar verme potansiyeli bulunması,
  • Yüzey ve yeraltı sularının olumsuz etkilenme potansiyeli taşıması,
  • Kil ve kalker ocakları için şev duraylılık analizleri yapılmadan ocak geometrileri ve planlaması yapılması,
  • Ocak şevlerinin duraylılığı açısından risklerin ortaya konmaması,
  • Üretim faaliyeti ile ilişkili emisyon debilerine yönelik detay verilmemesi,
  • Nakliye sürecinde meydana gelecek emisyon değerinin dahi ÇED raporunda belirtilen değerlerin çok üstünde bulunması, bu çerçevede ÇED raporunda yer alan açık ocak madenciliği sürecinde oluşacak emisyon değerlerinin denetime açık olmaması,
  • Maden ocaklarından kaynaklı oluşacak PM10 ve çöken toz emisyonlarının ÇED raporuna doğru yansıtılmaması,
  • Gürültü seviyesinin tespitine tesiste kullanılacak makinenin/ekipmanın tamamının dikkate alınmaması,
  • Meteorolojik verilerin güncel olmaması,
  • Esas alınan verilerin yağışlar dışında tesisin yapılacağı rakım seviyesine çıkartılmaması,
  • Nem oranı hatalı alınması,
  • Hakim rüzgar yönüne dair çalışmaların hatalı bulunması,
  • ÇED raporunda son derece düşük sayıda türe yer verilirken bazı taksonların ise sadece cins düzeyinde listede yer olması, literatür çalışmalarına alan ve yakın çevresinden yürütülen çalışmalara yer verilmemesi, güncel verileri içermemesi,
  • Bitki listesi uygun bilimsel yöntemle hazırlanmaması,
  • Toz ve gaz emisyonundan kaynaklı ağaçların fotosentez yeteneğinin zarar görecek olması,
  • Tozlaşmanın devamlılığını sağlayan arı ve diğer böceklerin uğrayacağı zarar neticesinde arıcılık ve çam balı faaliyetlerinin sekteye uğrayacak olması,
  • Verimli devlet ormanı statüsünde 3 kapalı tam kapalılığa sahip alanda çok sayıda ağaç kesimi yapılacak olması,
  • Kesilecek ağaçların orman ekosistemine olası etkilerinin göz ardı edilmesi,
  • Bitkisel toprak sıyrılması ve depolanması işleminin usulünde rüzgar ve su erozyonu riski için tedbir öngörülmemesi,
  • Sahanın orman sınırları içerisinde, bitişiğinde olmasına, orman yangını riski bulunan ve yangına 1. derecede hassas bir alanda yer almasına rağmen orman yangınlarıyla mücadele eylem planı olmaması,
  • 13 ruhsat sahası içinde nerede üretim yapılacağı veya ruhsat sahalarının ne kadarlık alanlarında işletme yapılacağının belirtilmemesi,
  • Çimento fabrikası dışında çok büyük bir alanda nispeten toz oluşumu açısından açık şartlarda nispeten kontrolsüz durumda 13 maden alanında oluşacak toz oluşumuna ilişkin açıklamanın ve kümülatif etkinin detaylı olarak açıklanmaması,
  • Oluşacak tozun tarımsal alanlara ve bitkilere olan etkileri ile alınacak önlemler ile ilgili detaylı bir çalışmanın olmaması,
  • Uyuşmazlık konusu sahaya 90 metre mesafeden başlamak üzere çok sayıda zeytinlik alan ile tarım arazisi olması,
  • Hammadde sahalarının işletilmesi ile oluşacak toz 3 km sınır içinde bulunan zeytin ağaçlarının yapraklarındaki stomaları kapatarak zeytin ağaçlarının vejetatif (yaprak dal ve gövde oluşumu) ve generatif (çiçeklenme, meyve oluşumu) gelişimini doğrudan olumsuz olarak etkileyecek olması,
  • Bu etkinin hammadde ocakları ve çimento fabrikasının uzun süreli işletme ömrü dikkate alındığında katlanarak artacak olması, bu bağlamda uyuşmazlık konusu tesis ve maden ocaklarında yürütülecek faaliyetin 3573 sayılı Yasa’nın 20. maddesine uygun bulunmaması,
  • Projenin tarımsal alanlara olası etkilerinin ve alınacak önlemlerin de ayrıntılı biçimde değerlendirilmemesi, dolayısıyla çevresel etki değerlendirmesi sürecinde anılan projenin çevresel etkilerinin yukarıda zikredilen hususlarda yeterince irdelenmemiş olması, eksiklikler içermesi,
  • Çevresel etki değerlendirmesi raporunda getirilen çözümlerin yeterli olmaması,
  • Ayrıca yürütülecek faaliyetin niteliği itibariyle 3573 sayılı Yasa’nın 20. maddesine aykırılık içermesi…”

Ne olmuştu?

Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Muğla’nin Menteşe ilçesindeki Tekağaçsırtı mevkiinde kurulması planlanan Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları projesine 2014’te verilen ÇED Olumlu Kararı’nın iptali istenmişti.

Muğla 2. İdare Mahkemesi tarafından verilen kararda dava süre aşımından dolayı reddedilmişti.

‣Muğla’daki çimento fabrikasına ruhsat tepkisi sürüyor: Yeni dava açıldı

Reddin ardından ekoloji aktivistleri davayı Danıştay’a taşımıştı. Karar Danıştay’da temyiz edilmiş, yerel mahkemede verilen karar Danıştay 6. Dairesince bozulmuştu. Davanın esastan görüşülmesi için Danıştay, dosyayı yerel idare mahkemesine göndermiş, söz konusu karara itiraz yolu da kapanmıştı.

‣ Mahkemenin Deştin’de çimento fabrikasına verdiği kararı Danıştay bozdu

Başta Deştin olmak üzere Muğla’nın çeşitli bölgelerinden vatandaşlar, 3 Nisan’da Bayır köyünde yapılan protestoda Menteşe Belediyesi tarafından onay verilen entegre çimento fabrikası alanına malzeme taşıyan kamyonların yolunu keserek oturma eylemi gerçekleştirmişti.

Deştin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ve Muğla Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin ekokırıma neden olacak çimento fabrikası ısrarına karşı yine doğa kazandı.

Beş gün devam eden eylem, 8 Nisan Cumartesi günü 04.30’da jandarmanın müdahalesiyle 11 kişinin gözaltına alınmasıyla son bulmuştu.

Gözaltına alınan vatandaşlar aynı gün saat 21.30’da adli kontrol şartı ile serbest bırakılmıştı.

‣ Deştinliler çimento fabrikasına karşı direniyor: Sahuru da gece nöbetinde yaptılar

Baskında gözaltına alınanların yanı sıra eyleme destek veren toplam 110 kişi hakkında “Kanuna Aykırı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Düzenleme, Yönetme, Bunların Hareketlerine Katılma” suçlamasıyla soruşturma açılmıştı.

Kaynak -Yeşil Gazete

Bir Cevap Yazın