Fotoğraf: Fatoş Erdoğan bia

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesi kapsamında yeniden görülen ve kamu görevlilerinin yargılandığı davada karar 131’inci duruşmada çıktı.  

77 sanıklı davada bir kişi hakkında öldüğü için hüküm kurulamadı. 12 kişinin dosyası savunmaları alınamadığı için tefrik edildi. Toplamda 33 beraat 27 mahkumiyet çıktı. 4 sanığa müebbet, 2 sanığa ağırlaştırılmış müebbet verildi. 

Tutuklu 6 sanığın tutukluluğunun devamına hükmeden mahkeme 6 sanığın da hüküm gereği tutuklanmasına karar verdi.

Mahkeme son sözleri aldı

10.23’te başlayan duruşmada hakim Akın Gürlek yargılanan sanıklara son sözlerini sordu. Ali Fuat Yılmazer “Benim açımdan bu mahkeme son söz söylenecek raddeye gelmemiştir. Mahkemenizin bağımsız ve adil olduğuna inanmıyorum” dedi.

Ercan Gün, cinayetin perde arkasını aralamaya çalıştığını söyleyerek, “Bu haberi yapmasaydım beş yıl tutuklu kalır mıydım? Nasıl Hrant Dink o yazı dizisini yaptığı için pişman değilse ben de değilim. Ben de Hrant Dink gibi bedel ödedim. Galileonun dediği gibi dünya yine de dönüyor. Gazetecilik suç değil” diye konuştu.

Ramazan Akyürek “2015 Şubat’ında tutuklandım ve Silivri’ye getirildim. 38 yıllık meslek hayatımda son buldu. Hayatım boyunca terörle mücadelede görev aldım. Ailece terörün ne demek olduğunu biliyoruz, geçmişte terör örgütlerinin hedefi oldum. Bu nedenle cinayeti nefretle kınıyorum. Bu davayla kasten ya da ihmali nedeniyle yargılananlar çok net açıklanmıştır. Görevini yapmayan kamu görevlileri anlaşılmıştır. Masumiyetimi her insanın anlayacağı şekilde açık olmasına rağmen tutuklu yargılanmam çok yanlıştır. Ben görevimi yaptım” dedi.

Okan Şimşek “İddianamede belirtilen suçların hepsi yalandır. Mütalaada savcı lehimize olan delilleri değerlendirmemiştir. Hiçbir terör örgütüyle bağlantımız yoktur. Benim anayasal düzeni bozmakla ilgili hiçbir tasarrufum yoktur. Beraatımı istiyorum” dedi.

Muharrem Demirkale “Savcısı, polisi bana çok haksızlık etti. Yargısız infaz etti. Çok şükür masumun. Son sözümü sonra söyleyeceğim” dedi.

Hamza Celepoğlu, üye hakime geçmiş olsun dileğiyle başladı “Talebim ve temennim hakkımdaki bu kumpas davasını beraatle sonuçlandırmanızdır. Adalet terazisinin ayarını bozmayınız. Sebep olanlarla hesaplaşmanın kısmet olmasını diliyorum” dedi.

Mehmet Uçar “Hrant Dink’in öldürüleceği bilgisine çalıştığım süre boyunca C Büroda şahit olmadım. Beraatımı istemiyorum” dedi.

Yavuz Karakaya “Hrant Dink’in ölümüyle ilgisi olmayan bir kamu personeliyim. Darbeci olduğum iddiası üzerine hukuk ilkeleri yok sayılarak, iftirayla kirletildim. Adaletin er geç telakki edeceğine inanıyorum” diye konuştu.

Muhittin Zenit: “Hrant Dink’in öldürüleceğini haber veren istihbaratçıyım. Trabzon’dan tayin edildiğim halde Cinayetin çözülmesine de yardımcı oldum. Neden yargılandığımı anlamış değilim. Beraatımı istiyorum” dedi.

Veysel Şahin “Trabzon İstihbarat Şubede görev yapıyordum. Cinayetiyle ilgili yaşadıklarını adli makamlara kendi isteğiyle anlatan ilk kişiyim. Biz bu cinayet bilgisini cinayet sonrasında değil haberi ilk aldığımız anda amirlerimize bildirdik. Uzman çavuş olarak yapabileceğim her şeyi yaptım. Ben üstlerime bildirmekten başka bir şey yapamam. İddia makamının hakkımda gerçek olmayan suçlamalarından beraat talep ediyorum” diye konuştu.

Celalettin Cerrah ise “Bu dava ilk açıldığı zaman valiydim. Valiliğim göz önüne alınmadan yargılandım. Yargıtay’da yargılanmalıydım. Ben görevimi laikiyle yaptım. 47 yıl bu devlete hizmet ettim. Beraatımı talep ediyorum” dedi.

Son sözlerin ardından karar için duruşmaya ara verildi. 

Önderoğlu: Dava sahne arkası aktörleri kapsamıyor

Karar duruşmasıyla ilgili bianet’e konuşan Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) Türkiye Temsilcisi Erol Önderoğlu “Hrant Dink davası bitmiş değil. Bu üçüncü yargılama, ne Hrant Dink’i bildiriyle tehdit eden ne onu bir nefret nesnesi olarak şiddet gruplarının önüne atan ne de öldürülmesi için hareketsiz kalan sahne arkası aktörleri kapsıyor. Nitekim Dink Ailesi avukatları 20’yi aşkın yetkiliyi yargılatamayınca AİHM’e geçen yıl başvurmuştu. RSF olarak bir gazeteci ve barış insanının öldürülmesine giden tüm bu süreçler açığa çıkıncaya kadar, tüm sorumlular yargılanıncaya kadar Dink Ailesine desteğimizi sürdüreceğiz” diye konuştu.

Hrant Dink davasıHrant Dink’in öldürülmesine ilişkin dönemin özel yetkili İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan 19 sanık hakkındaki karar 17 Ocak 2012’de çıktı. Tutuklu sanık Yasin Hayal, “Hrant Dink’i tasarlayarak öldürmeye azmettirmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet, yazar Orhan Pamuk’u tehdit etmekten 3 ay ve “ruhsatsız silah bulundurmak” suçundan da 1 yıl hapisle cezalandırıldı. “Silahlı terör örgütü yöneticisi olmak” suçundan ise beraat etti.Tutuklu sanıklardan Erhan Tuncel’inse 10 yıl 6 ay hapisle cezalandırılmasına hükmederek tahliyesine karar veren mahkeme, sanıklardan Ersin Yolcu’yu 12 yıl 6 ay, Ahmet İskender’i 13 yıl 4 ay ve Salih Hacısalihoğlu’nu 2 ay 15 gün hapisle cezalandırdı. Bütün sanıkların “silahlı terör örgütü üyeliği” suçundan beraatine hükmetti.Yargıtay 9. Ceza Dairesi “örgüt” yönünden verilen beraat kararını bozarak, sanıkların “silahlı terör örgütü” değil, “suç işlemek amacıyla oluşturulan örgüt” üyesi oldukları gerekçesiyle tekrar yargılanmalarına karar verdi.”Kasten öldürmeye azmettirme” ve “Orhan Pamuk’u tehdit” suçlarından sanık Yasin Hayal’e verilen mahkumiyet kararını onayan Yargıtay, Yasin Hayal hakkında ”silahlı terör örgütü kurmak, yöneticisi olmak” suçundan verilen beraat kararını ise ”suç örgütü kurmak ve yönetmek” suçundan mahkumiyet gerektiği belirterek bozdu.Sanıklardan Erhan Tuncel’in ”patlayıcı madde imal etmek” suçundan mahkumiyet kararını onayan Yargıtay, ”kasten öldürmeye azmettirmek” suçundan beraat hükmünü ise sanığın Hrant Dink’in öldürülmesi suçuna yardım suretiyle iştirak etmesi sebebiyle mahkumiyeti gerektiği için bozdu.Dava dosyası yeniden İstanbul 14. ACM’deYargıtay kararının ardından davanın yeniden görülmesine İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Bu mahkemede 6 duruşma yapıldıktan sonra dosya, Terörle Mücadele Kanunu’nun (TMK) 10. maddesiyle görevli ağır ceza mahkemelerinin kaldırılması üzerine, dosya İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, kamu görevlilerine ilişkin iddianameyi kabul ettikten sonra dava dosyasını, Ogün Samast, Yasin Hayal ve Erhan Tuncel’in de aralarında bulunduğu, haklarındaki hükümler Yargıtay tarafından bozulan 8 sanıklı ana davayla birleştirilmesi için İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk etti.Bu mahkemenin heyeti, “Birleştirme kararında muvafakat talep edilmediği, mahkemenin terör suçlarına bakmakla görevli olmadığı, ana davada yargılamanın ileri aşamaya geldiği ve bu davada yargılananlarla yeni davada yargılanacak kamu görevlileri arasında ortak sanık bulunmadığı” gerekçeleriyle dosyayı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti.Mahkemeler arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için dosyaların gönderildiği Yargıtay 5. Ceza Dairesi, iki dosyayı birleştirip, davaların İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesine karar verdi.İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, jandarma görevlilerinin de aralarında bulunduğu 50 sanık hakkında Hrant Dink cinayetine ilişkin açılan yeni davanın, aralarında Ogün Samast, Erhan Tuncel, eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek, Ali Fuat Yılmazer, Coşgun Çakar’ın da yer aldığı 35 sanıklı ana dava ile birleştirilmesine hükmetti.Yeni iddianameYargılama devam ederken soruşturmayı yürüten savcı yeni bir iddianame hazırladı ve Fetullah Gülen, eski savcı Zekeriya Öz, kapatılan Zaman gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı, gazeteciler Adem Yavuz Arslan, Ercan Gün ile meslekten ihraç edilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu, dönemin Trabzon İl Jandarma Komutanı Ali Öz, Trabzon Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Metin Yıldız ve İstanbul Jandarma İstihbarat Görevlisi Yüzbaşı Muharrem Demirkale’nin de aralarında bulunduğu 51 sanık hakkında “anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs etmek” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istedi.İddianamede, Öz ve jandarma görevlilerinin de aralarında olduğu 40 sanık hakkında ise ayrıca “kasten öldürmeye iştirak” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi.Ana dava dosyası sanıklarına hapis cezasıİstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi 13 Haziran 2019’daki duruşmada, aralarında Ogün Samast ve Yasin Hayal’in de olduğu 9 ana sanığın dosyasının ayrılmasına karar verdi.17 Temmuz 2019’da açıklanan kararda, Erhan Tuncel’in “tasarlayarak ve bomba kullanarak kasten öldürmeye teşebbüs, mala zarar vermek, silahlı suç örgütüne üye olmak ve kasten öldürmeye yardım” suçlarından toplam 99 yıl 6 ay, Yasin Hayal’in “silahlı suç örgütü kurma ve yönetme” suçundan 7 yıl 6 ay ve Ogün Samast’ın da “silahlı suç örgütüne üye olmak” suçundan 2 yıl 6 ay hapisle cezalandırılması hükmü kuruldu.Benzer suçlardan sanık Zeynel Abidin Yavuz’u 14 yıl 22 gün, Tuncay Uzundal’ı 16 yıl 10 ay 15 gün, Ahmet İskender ile Ersin Yolcu’yu da 1 yıl 10 ay 15’er gün hapisle cezalandıran heyet, sanıklar Salih Hacısalihoğlu ve Osman Hayal’in ise beraatini kararlaştırdı.

kaynak bia

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here