URFA – Urfa’da kazazlık mesleğinin son ustası olan Mehmet Emin Güngör, valilik tarafından tahsis edilen Rızvaniye El Sanatları Külliyesi’nden çıkarılıyor. Güngör’ün 15 yıllığına tahsis edilen, ancak 4’üncü yılda el konulacak olan mekanı elinden alınırsa, bir zanaat daha tarih olacak. Urfa’da insan trafiğinin en fazla olduğu tarihi Balıklıgöl Platosunda bulunan Rızvaniye El Sanatları Külliyesi’nde 4 yıl önce ney, ebru, keçe, kazazlık, tezhip, filografi, kaligrafi, hüsn-i hat, nakkaşlık ve resim gibi birçok meslek için kurulan atölyeler boşaltılıyor. 15 yıllığına mesleklerin ustalarına ücretsiz kiralanan atölyeler, Balıklıgöl’ü ziyaret eden birçok yerli ve yabancı turistin ilgisini çekti ve kentin tanıtımına katkı sağladı. Kiralamanın üzerinden 4 yıl geçince mesleklerini yaşatmaya çalışan ustalara, atölyeleri boşaltma talimatı gönderildi. Söz konusu mekanın, kente geldiği ileri sürülen 7 peygamber için oda yapılacağını belirten yetkililer, atölyede çalışan ustalara yeni bir yer tahsisi yapmadan bir ay içinde boşaltmalarını istedi.  Külliyede 4 yıldır çalışmalar yapan 35 zanaatkardan biri de unutulmaya yüz tutmuş kazazlık mesleğini yaşatmaya çalışan 81 yaşındaki Mehmet Emin Güngör. Kentin tek kazazı olan Güngör, 6 yaşında çırak olarak başladığı mesleğini gelecek kuşaklara ulaştırmak için mücadele ediyor. 

‘ÇOCUK YAŞLARDA BAŞLADIM’ 

Tarihi Kapalı Çarşıda yer alan Kazaz Pazarı’nda 6 yaşında babasının arkadaşı olan  bir ustanın yanında mesleğe başladığını belirten Güngör, yolculuğunu şu sözlerle anlattı: “Çırak olduğumuz zaman erken giderdik dükkana. Küçük olmamızdan dolayı getir götür işlerini yapardık. Usta, çocuk olduğumuz için bize hemen öğretmezdi ama ben meraklı olduğum için onun ne yaptığına bakar ve o dükkandan çıktığı zamanlarda kendim yapmaya çalışırdım. O gelmeden geri sökerdim. Bir gün yakalandım ve ustam yapabildiğimi görünce artık yapmama izin verdi. Kısa sürede, çocuk yaşlarda bir kazaz oldum.” 

KAYBOLACAK DİYE KORKUYORUZ’  

 Kazazlığın 70 yıl önce kuyumculuktan daha prestijli bir meslek olduğunu dile getiren Güngör, kuyumcuların kazazlardan borç para aldığını söyledi. Bölgede kazazlık yapan son usta olduğunu belirten Güngör, “Şimdi bizi burada görenler şaşırıp ‘bu meslek ölmedi mi?’ diye soruyorlar. Bu mesleğin geçmişi çok eskilere dayanıyor. Ben bu mesleğe başladığımda 80 yaşında ustalarım vardı. Onlarda bize çocuk yaşlarda 80-90 yıllık ustalar gördüklerini anlattılar. Kazazlık demek en lüks esnaf demekti ama şimdi kaybolacak diye korkuyoruz” diye konuştu. 

 ‘ESNAF DEĞİL ZANAATKARIZ’

 Dönemin valisi tarafından 4 yıl önce külliyeye yerleştirildiklerini dile getiren Güngör, öncesinde Geleneksel El Sanatları Merkezi’nde (GESEM) mesleği icra ettiği bilgisini paylaştı. Esnaf değil, zanaatkar olduğunun altını çizen Güngör, “Devlet zanaatkarlara destek çıkmalı. Burada kira bedeli vermiyoruz; sadece elektrik ve su faturalarını ödüyoruz. Antep’ten beni istediler, ‘gel sana kurs açalım çalış kazazlığı icra et’ dediler. Ben bu mesleği Urfa’da yapmak istiyorum dedim. Bütün tarihsel, mukaddes yerlerde benzer yörenin kültürünü yansıtan mekanlar var. Burayı Urfa’ya geldiğine inanılan 7 peygamber için oda yapacaklarını söylüyorlar. Burada 34 tane dükkan var, 10 tanesini işgal etsinler. Geri kalanlarda ustalar çalışmaya devam etsin” diye belirtti.  

BURADAN ÇIKARSAK MESLEK ÖLÜR’ 

Güngör’ün yanında bulunan eşi Aynzeliha Güngör de mesleği icra edenlerden. Aynı mekanda eşiyle birlikte yıllardır çalışan Güngör, ise şunları söyledi: “Uzun bir süre GESEM’de çalıştıktan sonra bizi buraya getirdiler. Biz buraya alıştık, evden daha çok burada kalıyoruz. Bize ’15 sene burada kalacaksınız’ dediler ama 4 yıl olmuş ‘çıkın’ diyorlar. Çıkıp nereye gideceğiz. Bize gidecek bir yer de göstermiyorlar. Buraya gelenler görünce seviniyorlar ve ölmesini istemiyorlar. Biz buradan çıksak meslek ölecek. Ölmemesi için bize yardımcı olsunlar, hep beraber yaşatalım. Herkes yaptıklarımızı, kazazları çok seviyor. Eşimin yaptıkları bu kazazları başka yapmasını bilen yok.”  

KAZAZLIK NEDİR? 

İpekten ipliğin el ile bükülerek işlenme mesleğidir. Eskiden Urfa’da çok yaygın olan ipekçilikten üretilen ipekler “Kazaz Pazarı” denilen kapalı çarşıda 30-40 dükkânda el ile bükülerek kaytan, saç bağı, tespih püskülü, puşu püskülü, iggal (egal), raht, sırma şerit, inci saplama ve Zaza püskülü haline getiriliyordu. O dönemde her dükkanda birden fazla usta ve 3-5 çırak çalışırken, günümüzde bu mesleği 75 yıldır yapan Güngör kaldı.   MA / Emrullah Acar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here