Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu süreçte geçmişte önemli mücadele deneyimi olan, sol, sosyalist demokrat binlerce kişi örgütsüz ve dağınık durumdadır. Bizler Hakikat’ın peşinde bulunanlar olarak her ne kadar bir siyasal kültürden gelsek de, iletişim içinde olsak da,  toplumsal muhalefete katkıları nerdeyse çok sınırlı insanlarız.

Siyasal iktidarın otoriter faşizan uygulamaları hayatı her alanında kendini yoğunlaşarak hissettirmekle kalmamakta, aynı zamanda susturma, hareketsiz bırakmakta, itiraz edene fiili olarak müdahaleler yapmaktadır.

Pandemi döneminde açığa çıkan, görünmez olan birçok sorunun görünür olmaya başlamıştır. Bu durum kapitalist sistemim ve rejimin bileşenlerine karşı geniş kitlelerde hoşnutsuzluğu çoğaltmıştır.

Ancak; hoşnutsuzluğun çoğalması kitlelerin örgütlü muhalefete katılması anlamına gelmiyor. Mevcut muhalif siyasi örgüt yada platformular, sendikalar, kitle örgütleri çoğalmıyor, kitlelerle bağ kuramıyor. Tabiri caiz ise rejime karşı genel muhalefet çoğalıyor, muhalif siyasal yapılar küçülüyor. Özellikle Ana muhalefet partisi CHP mevcut durumunu koruyor Diğer sol sosyalist siyasi oluşum ve partiler dağınık ve etkisiz durumda. Sağda millet ittifakı içinde AKP-MHP bloğuna karşı farklı gerekçelerle tutum almış İYİ parti ise biraz daha toparlanmış gözüküyor. HDP Her türlü baskıya ve operasyona, dışlanmışlığa karşı direnerek durumunu korumaya çalışıyor.

Emek örgütleri ve sendikalar farklı manipülasyonla etkisiz hale getirilmiş, yandaş sendikalarda geniş emekçi yığınları kontrol altına alınmış durumdadır.

Somut durum yaklaşık olarak böyle ise; Toplumsal değişim ve dönüşümünde etkili siyasal faaliyet yapmanın yol ve yöntemler üzerine uzun zamandır konuşuyoruz. Şimdi harekete geçme zamanıdır.

Potansiyelimiz büyük gücümüz zayıftır, Bunun farkında olarak yapabileceklerimizle yol almalıyız. Demokratik emek Meçlisi olarak Yaptığımız tartışmalarda

Kanal İstanbul’a karşı yürütülen mücadele ile Kazdağılarındaki, mücadele, Türkiye’deki ekoloji mücadelesinin benzeşen  yönüyle ile ne kadar ortaksa; aynı konuyu kapsamaz gözüken madenlerdeki emekçilerin, iş cinayetlerinde yaşamını kaybedenlerin yakınlarının mücadelesi  de, Ülkenin yakıcı sorunlarından olan barışı savunmakta, muhaliflerin ortak konusudur. Biri diğerine hiyerarşik üstünlük sağlamaz, Aynı şekilde Hak temelli mücadeleler, LGBT-Dahil Kadın hareketleri hepsinin kesiştiği muhalif siyasal öz farklı vektörlerin bileşkesidir.

Telgraf kendini kodlanmış bir siyasi oluşumla kendini sınırlandırmayan bir faaliyetin başlatılması sorumluluğu ile ilk adım olarak  kapsamlı bir Web sitesini zenginleştirmek istiyor.

EKOLOJİ-EĞİTİM-SAĞLIK-İNSAN HAKLAR-MUHALEFET- ana eksenli haber ve haber analizleriyle kendini  birikimini, düşüncelerini genel muhalefet’e teslim eden bir kültürle yola koyulmak istiyoruz.

Telgraf

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here