Türkiye Elektrik İletim Anonim Şirketi (TEİAŞ) bugün Resmi Gazete’de AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayınalan 4222 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararnamesi ile özelleştirme kapsamına alındı.

Erdoğan’ın imzasıyla çıkan kararname gereğince TEİAŞ’nin özelleştirme kapsamına alınması ve özelleştirmeye hazırlık işlemlerine tabi tutulması kararlaştırıldı. Söz konusu ‘hazırlık işlemleri’nin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından işbirliği içerisinde yürütülmesi öngörülürken bunun 2022’inin sonuna kadar tamamlanması gerektiği belirtildi.

TEİAŞ’ın önemi

Ülkede elektrik üretimi, dağıtımı ve iletimini tek bir elde toplayan kamu kuruluşu olan Türkiye Elektrik Kurumu’nun parçalanarak özelleştirilmesinin sonucu olarak ortaya çıkan TEİAŞ, 2001 yılında kurulmuştu. Elektriğin üretimi ve dağıtımı özel şirketlere bırakılırken iletimi 2001 yılında kurulan kamu kuruluşu kapsamında özelleştirilmemişti.

Erdoğan’ın kararıyla özelleştirilme kapsamına alınan TEAİŞ’in görevleriyse şunlardan oluşuyor:

  • Türkiye’nin enterkonnekte sistemini oluşturan tüm trafo merkezleri ile enerji iletim hatlarının planlanması, projelendirilmesi, tesisi, işletimi, bakımı ve onarımı,
  • Sistemin yük dağıtımı ve frekans kontrolünün gerçekleştirilmesi ve sistem kontrolünü sağlamak için gerçek zamanlı sistem güvenirliğinin izlenmesi,
  • İletim sisteminin geliştirilmesi ve yenilenmesi çalışmalarının yapılması,
  • Üretim planlama çalışmalarının yapılması ve bu kapsamda üretim kapasite projeksiyonunun hazırlaması,
  • Türkiye’nin komşularıyla olan enerji iletim bağlantılarının tesis edilmesi, işletilmesi ve geliştirilmesi.

Bunun yanı sıra TEİAŞ, komşu ülkelerle mevcut uluslararası enterkoneksiyonların iyileştirilmesine ve hatta yeni bağlantılar oluşturularak uluslararası elektrik transferinin artırılmasına yönelik yatırım çalışmalarını da yürütmekte. ENTSO-E Kıta Avrupası Senkron Bölgesi (CESA) arasındaki enterkonneksiyon çalışmaları kapsamında Türkiye ile ENTSO-E CESA elektrik sistemleri arasında kalıcı bağlantı sağlanmasıyla, Türkiye elektrik piyasası Avrupa iç elektrik piyasasına fiziken dâhil olmuştu.

14 Ocak 2016’da ise “Gözlemci Üyelik Anlaşması” imzalanarak TEİAŞ, ENTSO-E’nin ilk ve tek Gözlemci Üyesi olmuştu. TEİAŞ Ocak 2019 tarihinde süresi dolan Gözlemci Üyelik statüsünün devamı için ENTSO-E nezdinde girişimlerini başlatmıştı, bu görüşmeler devam ediyor.

TEİAŞ’ın varlıkları: Ne özelleştirilecek?

TEİAŞ’ın sahip olduğu varlıklarsa 2020 sonu itibarıyla açıklanan verilere göre 27 milyar 879 milyon lira dönem kârı 4 milyar 648 milyon liradan oluşuyor.  Kurumun varlıkları arasında şunlar bulunuyor:

İletim Varlıkları;

  • 71.097 km uzunluğunda Yüksek Gerilim Enerji Nakil Hatları
  • 753 adet Yüksek Gerilimi İndirici Trafo Merkezleri
  • 12 adet Mobil Transformatör Merkezleri
  • 22 Adet Bölge Müdürlüğü
  • 10 Adet Yük Tevzi Müdürlüğü
  • Yüksek Gerilim Tesisleri üzerinde enerji kesmeden bakım yapabilme altyapısı

Bu sayılan kurumlarda çalışan işçilerse 1.466 Elektrik, Elektrik-Elektronik, Elektronik mühendisi olmak üzere, 1.997’si mühendis 5.508 teknik, 2.548’i idari toplam 8.056 kişiden oluşuyor. Hizmet Alımı yoluyla istihdam edilen personel dahil edildiğindeyse bu sayı 16.603’e ulaşıyor.
 
Elektrik Mühendisleri Odası’nın (EMO) TEİAŞ Raporu’na göre diğer varlıklarsa şöyle:

  • TPYS – TEİAŞ Piyasa Yönetim Sistemi; TEİAŞ Yük Tevzi
  • SCADA/EMS Sistemi
  • Enerji Yönetim Sistemi
  • Sistem Kullanım Yönetim Sistemi (SKYS)
  • Uluslararası Enterkonneksiyonlar
  • Fiber Optik Altyapı
  • Enerji Piyasaları İşletme A.Ş.’nin yüzde 30 hissesi; Enerji Piyasaları İşletme A.Ş. (EPİAŞ); 2020 yılında net satış gelirlerini bir önceki yıla göre yüzde 20.3 artırarak 105.8 milyar liraya çıkaran EPİAŞ, Fortune 500 listesinde Türkiye’nin en büyük şirketi olmuştur.
  • ELTEMTEK’in yüzde 47 hissesi
  • Kamuya ait değerli araziler üzerinde kurulan 753 adet trafo merkezi
  • 71.000 km’lik güzergah boyunca kurulmuş olan nakil hatları direkleri ve arazileri
  • TEİAŞ Çanakkale ve İzmit Körfez Geçiş Projeleri (Toplam ihale bedeli 140 milyon 743 bin avro)

Öte yandan Çanakkale ve İzmit Körfez Geçiş Projeleri’ne ilişkin değerlendirme yapan EMO, bu projelerin Dünya Bankası kredisinden karşılandığına dikkat çekerek TEİAŞ tarafından Çanakkale Boğazı ve İzmit Körfez Geçişi 400 kV Denizaltı ve Kara Bağlantı Kabloları yapım işi kapsamında iki lot olarak gerçekleştirilen ihalenin yüklenicisi Türk Prysmian-Prysmian Powerlink ile 25.06.2021 tarihinde sözleşme yapıldığını hatırlattı.

EMO “TEİAŞ’ın özelleştirme hazırlık işlemlerinin 31.12.2022 tarihine kadar tamamlanması planlandığı göz önüne alındığında TEİAŞ’ın özelleştirme adı altında yandaş şirketlere peşkeş çekilmeden önce iki önemli yatırımı da kamu eliyle yapılarak özelleştirmelerin son alt yapısının hazırlanmakta olduğu anlaşılmaktadır.” yorumunda bulundu.

‘Ülkenin şalteri’ özelleştiriliyor

Elektrik iletim şebekelerinin, her ülke açısından ekonominin kilit parçası olduğuna raporunda dikkat çeken EMO, TEİAŞ’ın, elektrik enerjisinin ülkemizdeki dağıtım lisansına sahip şirketlere, Organize Sanayi Bölgelerine ve ikili sözleşme kapsamında iletim seviyesinden bağlı serbest tüketicilere iletilmesinde, elektrik enerjisi üreten tüm santrallerin birbirlerine paralel bağlı olduğu enterkonnekte sistemde üretim ve tüketimin dengelenmesinde temel işlev gördüğünü hatırlattı.

“Bu aşamada herhangi bir aksaklığın yaşanmasının ülke ekonomisine ağır bir yük binmesiyle sonuçlanır.” diyen EMO, TEİAŞ’ın görevlerinde şu anda kamu tekeli durumunda olduğunu hatırlatarak şunları söyledi:

“Türkiye’nin doğusu ile batısını birbirine bağlayan uzun hatlar elektrik şebeke güvenliğinde önemli olduğu kadar milli güvenliğin de bir parçasıdır. Bütüncül yapısıyla yürüttüğü bu faaliyetlerini kamu hizmeti anlayışı ile sürdürmektedir. Bütüncül yapının sağladığı faydalar ve verimliliği göz ardı edilerek, özelleştirilmesi adına bu yapının bozulmasına izin verilmemelidir.”

TEİAŞ’ın elektrik sisteminin “beyni” olduğunu belirterek EMO “Beyni kiraya verilmiş bir elektrik sisteminde yeni sistem çökmeleri kaçınılmazdır.” dedi.

‘31 Mart 2015 kesintisi en çarpıcı örnek’

TEİAŞ’ın sistem operatörü olarak sorumluluklarını yerine getirememesinin en çarpıcı örneğinin 31 Mart 2015 tarihinde enterkonnekte sistemin çökmesi ve tüm ülkede saatlerce elektrik kesilmesi ile ortaya çıktığına dikkat çeken EMO,  şunları belirtti:

“ENTSO-E raporuna göre; doğu ve batı koridor hat sisteminin kritik merkez kısmında dört adet 400 kV hattın bakım onarım amaçlı servis dışı bırakılması, çok sayıda büyük termoelektrik santralın Elektrik Şebeke Yönetmeliği’nde belirtilen yükümlülüklere rağmen 47.5 Hz üstü frekanslarda servis dışı kalması ve batı alt sisteminin ENTSO-E sisteminden ayrılması sistem çökmesi ile sonuçlanmıştır. 31 Mart 2015 Sistem Çökmesinin temel etkenleri; elektrik sisteminin kamusal yapısı parçalanarak bütünlüğünün bozulmuş ve üretim kapasitesinin büyük ölçüde özelleştirilmiş olması, tamamen siyasi baskılara karşı savunmasız hale getirilmiş liyakatsiz yönetim zafiyeti, plansızlık ve eğitimsizliktir.”

Elekriğe zamlar özelleştirme yüzünden kaçınılmaz olacak

Ülkedeki elektrik iletiminin TEİAŞ’in sistem operatörlüğü yaptığı elektrik sisteminden başka bir iletim şebekesiyle mümkün olamdığına dikkat çeken EMO, “İstenirse çok büyük kârlar elde edebilir ya da geliri giderine denk olarak kamusal hizmet vermeye devam edebilir. Halka arz ya da blok satış yöntemi ile özelleştirilmesi halinde kurum hisselerine sahip olanların yüksek kâr ve yüksek temettü beklentileri ve buna göre iletim tarifesi talep etmeleri en doğal hakları olacaktır.” dedi.

Üstelik bu özel şirketlerin görev dışı giderlerinin de faturaların kabarmasına yol açacağını belirten EMO şunları kaydetti:

“Ayrıca tıpkı dağıtım şirketlerinde olduğu gibi şirket üst yönetiminin temsil giderleri, tanıtım reklam giderleri ve daha pek çok asli görev dışı yüksek giderlerin elektrik faturalarına doğrudan yansıtılması kaçınılmaz olacaktır.”

Dünya’da yüzde 3 olan kayıp TEİAŞ’ta sadece 1,93

EMO ülkedeki elektrik iletiminin veriminin başarısını kamu kurumunun performansına bağlayarak şu değerlendirmede bulundu:

“Dünyada kabul edilen iletim şebekesi teknik kayıpları yüzde 3 iken 2020 yılı itibarıyla ülkemizde yüzde 1.93 olarak gerçekleşmiştir. Geniş bir coğrafyaya sahip ülkemizde enerjinin, doğuda üretilip batıda tüketiliyor olmasına rağmen, iletimin otoyolları olarak kabul edilen enterkonnekte sistemde, kayıp oranının 3,7 Milyar TL’lik fiili yatırımın gerçekleşmesinde kurum bünyesinde görev yapan her kademedeki personelin bilgi, birikim ve özverisinin önemi yadsınamaz. Eksikliklerinin yanı sıra, performansı ile haklı övgü alan tekel konumundaki bu kurumun özelleştirilmesi ile kurumsal hafızanın kaybedilmesi ve ülkemizin geleceği açısından ileride telafisi mümkün olamayacak hasarlara maruz kalması kaçınılmazdır.”

“TEİAŞ elektrik arz güvenliğimizin garantisidir, arz güvenliğimiz yabancı ellere bırakılamaz.” diyen Elekrik Mühendisleri Odası, yayınladığı raporunda Türkiye’deki son 1 yıldır enerji sektöründe özel sektör dahil özelleştirilen şirketlerin borsa performansları ve finansal değerlerine bakıldığında durumun hiç de iç açıcı olmadığını hatırlattı. “Halkın parasıyla kurulan işletmeler kamu yararına aykırı olarak ‘işletme hakkı’ formülleriyle özel sektöre devredilmekte ve bu şirketlerin zararları da borsada halka arz yöntemiyle yine halkın parasıyla kapatılmaya çalışılmaktadır” diyen EMO, “halka arz yönteminin de göz boyamadan ibaret olduğu açıktır” değerlendirmesinde bulundu.

Enerjide fiyat istikrarı için yeniden kamusallık şart

TEİAŞ’in savunma, sağlık, sanayi, kamu yönetimi gibi “ulusal güvenliği” ilgilendiren her konuda ihtiyaç duyulmakta olan elektrik enerjisinin, üretim santrallarında ve yurt dışı bağlantılarda an be an emre amade tutulmasını sağlayan, tüm yurttaşların kesintisiz ve kaliteli elektriğe ulaşımı zincirindeki en önemli halka, Türkiye’nin en stratejik kurumu olduğunu söyleyen EMO, enerjide fiyat istikrarı için yeniden kamusallığın şart olduğunu belirtti.

Türkiye Elektrik Kurumu’nun parçalanmasından bu yana yapılan özelleştirmelerin enerjide sermaye transferinden başka bir şey olmadığının yaşanarak görüldüğünü belirten EMO, Covid-19 pandemisi döneminde derinleşen ekonomik kriz ortamında, enerjide fiyat istikrarının olmamasının diğer tüm sektörleri de olumsuz etkilemekte olduğunun altını çizdi.

EMO raporunu şu ifadelerle sonlandırdı:

“Yaşamakta olduğumuz bu zor dönem bize gösterdi ki; ülkenin ihtiyacı güçlü bir kamusal ekonomi, güçlü bir kamusal denetim ve fiyat istikrarıdır. Şimdi EMO’nun yıllardır söylediği, enerjinin tek elden ve kamu eliyle yürütülmesi gerçeğiyle yüzleşme zamanıdır. Artık tıkandığı, başarısız olduğu açıkça ortada olan özelleştirme- piyasalaştırma esaslı politikalara son vermenin zamanıdır, KAMUSAL PLANLAMA ANLAYIŞI ile bütüncül bir kamulaştırma, kurumsallaştırma zamanıdır.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here