Bir yılı aşkın bir süredir dünyayı adeta esir alan Covid-19, iki sektörün vazgeçilmezliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Bunlardan biri pandemi nedeniyle sağlık, bir diğeri ise gıda ve buna bağlı olarak tarımsal üretim. Pandemi ile birlikte başta gelişmiş ülkeler olmak üzere bütün dünya çiftçisinin üretimde kalması için yeni tedbirler aldı.

Ülkemizi ele aldığımızda gıda egemenliği ve güvenliği bugün dışarıya bağımlı bir haldedir.

Peki, bu duruma nasıl geldik?

1980 sonrası yürürlüğe konulan 24 Ocak kararlarıyla değişti. 12 Eylül darbesi sonrası yürürlüğe konulan 24 Ocak kararları ile devlet desteğinden mahrum bırakıldı. Dünya Bankası ve IMF’ye verilen sözler karşılığı devlet tarım sektöründeki gücü azalarak özel sektöre bırakıldı. AKP’nin uygulamaya koyduğu politikalarla tarım sektörü adeta çöküşe sürüklendi.

AKP’nin yarattığı yıkım

3 Kasım 2002 tarihinde iktidara gelen AKP döneminde tarıma gerekli destek ve yatırımlar yeterli düzeyde atılmadığı için tahıllar, baklagiller, yağlı tohumlar, endüstri bitkileri ve canlı hayvan ithalatı yapılmıştır. Anavatanı ülkemiz olan buğday üretiminde ekilen alanlar 24 milyon dekar azalmış ve bu dönemde 72 milyon ton buğday ithalatına 19 milyar dolar para ödenmiştir.

İthalata ödenen 115 milyar dolar paranın yanında Tarım Kanuna göre çiftçiye ödenmesi gereken 211 milyar lira alacağı bulunmaktadır.

Yeterli desteği alamayan çiftçi, AKP iktidarından önce bankalara olan borcu 2,4 milyar lira iken bugün bu borç 137 milyar lirayı buldu. Tarım Kredi Kooperatifine olan 9,2 milyar eklendiğinde bugün çiftçinin sadece resmi borcu 146 milyar lirayı aşmış durumda.

AKP hükümetleri döneminde çiftçinin desteği eksik verilerken ve borcu artarken aynı dönemde Trakya’daki tarım alanlarının 3 katı kadar tarım alanı yani 35 milyon dekar tarım arazisi üretimden çıkmış, 650 binden fazla çiftçi tarımsal üretimden ayrılmıştır. Bu ayrılma sonucu bugün nüfusun %7’si kırsalda yaşarken %93’ü şehirlerde yaşamaktadır.

İthalat olmazsa gıda olmayacak

Gelinen noktada pandemi süreci devam ederken ülke insanın gıda ihtiyacının karşılanması ithalat yolu ile karşılanmaktadır. Bugün eğer tarımda ithalat olmazsa gıdaya erişimimiz zor olacaktır. Bu koşulların yansıması olarak ülkemiz, gıda enflasyonunda OECD ülkeleri içerisinde birinci, dünyada ikinci en yüksek enflasyona sahiptir.

CHP ne yapacak?

İktidarımızda üretimden çıkan ve üretim yapılmayan tarım arazileri üretime kazandırılacak. Bugün 84 milyon, 2050’de 100 milyon olması beklenen nüfusumuzun gıda ihtiyaçlarını karşılamak için mevcut tarım arazilerini muhakkak korumak zorundayız.

Üretim planlaması yapacağız. Çiftçilerimizin her yıl piyasa koşullarına göre üretim yaparak zarar etmesi yerine planlı üretimle ne ekeceği ve ne kazanacağını bilen bir anlayışla üretim yapacağız. Üretimin açık fabrika olması nedeniyle çiftçimizi doğal afetlere karşı sigorta kapsamına alarak ürününe güvence vereceğiz.

Çiftçimizin sırtında ağır bir yük olarak duran borçlarını yapılandıracağız. Banka borçlarının faizlerini silip, kalan borcunu, çiftçinin gelirine göre ödenebilir bir yapıya kavuşturacağız.

Mera alanlarımızı ıslah ederek hayvancılığın %70 gideri olan yem maliyetlerini aşağıya çekeceğiz. Kırsalda yaşayan ve mevsimlik tarım işçilerinin yaşam standartlarını yükselteceğiz.

Ülke insanımızla bunu daha önce başardık, yine başaracağız. Ülkemizin tarımını, gıda egemenliğini ve güvenliğini yabancı bir anlayışa kesinlikle teslim etmeyeceğiz. Hep birlikte üretip, hakça paylaşacağız.

Orhan Sarıbal Siyasetçi ve ziraat mühendisi. Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Zootekni Bölümü’nü bitirmiştir. Gürsu’da SHP ve CHP İlçe yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmış, CHP Bursa il delegesi olmuş, Gürsu Belediye Meclis Üyeliği görevini yürütmüştür. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Yönetim Kurulu’nda değişik görevler üstlenmiştir. Gürsu Muhtelif Esnaf ve Sanatkârlar Odası ve Gürsu Sanatkârlar Kredi Kefalet Kooperatifi yönetim kurulu üyeliği, Gürsu Atatürkçü Düşünce Derneği Başkanlığı görevlerinde bulunmuştur. 25., 26. ve 27. dönem Bursa milletvekilidir. 10 Ağustos 2018 tarihi itibarıyla CHP Tarım Politikalarından sorumlu genel başkan yardımcısıdır. Orta düzeyde İngilizce bilen Sarıbal, evli ve 2 çocuk babasıdır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here