CHP Sözcüsü Öztrak: Mafya konuşuyor, hükümet susuyor

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, Sedat Peker’in açıklamalarına dair ‘Mafya-Siyaset-Emniyet hattında döşenmiş kanalizasyon boruları, bir kez daha patladı’ dedi.

HABER MERKEZİ10.05.2021

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, suç örgütü lideri Sedat Peker’in açıklamaları hakkında “Mafya-Siyaset-Emniyet hattında döşenmiş kanalizasyon boruları, bir kez daha patladı. Ortalığa salınan pis kokular, dayanılır gibi değil” dedi.

Partisinin MYK toplantısı sonrası açıklamalarda bulunan Öztrak “Mafya konuşuyor, hükümet susuyor” dedi ve Peker’in iddialarına ilişkin hiçbir savcının kılını kıpırdatmadığını belirtti. Öztrak “Bu da açıkça gösteriyor ki, Cumhur ittifakı sadece AK Parti ve MHP’den oluşmuyor. Mafya da bu ittifakın ortağı ve aparatı. Cumhur İttifakı, Cürüm İttifakı olmuş” dedi. Öztrak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nunsa tüm bunlar olurken CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu hedef almasına tepki gösterdi. Öztrak “Bu mafya babasına, ‘Nisan ayında ülkede birçok şey değişecek’ deyip, kendisine ülkeye dönüş sözü veren devlet yetkilisi kim?” diye sordu.

Öztrak’ın açıklamalarından satır başları şöyle: 

“- (Kudüs) İsrail’in bu insanlık dışı provokasyonları, asla kabul edilebilir değildir. Uluslararası hukuka da insan haklarına da aykırı bu davranışları kınıyor, bir an evvel son bulmasını bekliyoruz.

– (Şampiyonlar Ligi finali) 29 Mayıs’ta İstanbul’da yapılacak Şampiyonlar Ligi finalinin, ikinci kez İstanbul’dan alınacağı iddia ediliyor.

– Lebalep kongrelerin bu ülkenin kesesine de, imajına da verdiği hasar çok büyük… Ne yapın edin, bu finalin İstanbul’da kalması için, gerekli her tedbiri alın. Gereken her girişimde bulunun. Bunu da yapamıyorsanız; artık milletin yakasından düşün.

– Ülkenin dört bir yanından vatandaş, Erdoğan Şahsım Hükümetine canıyla ihtarname gönderiyor. Ama AK Parti’nin bir milletvekili çıkıp, ‘Haşa, ekonomik nedenle intihar olmuyor. Bazen biri çıkıyor köprüye, çatıya falan… Yüzde 90’ının daha sonra eşiyle problemli olduğu ortaya çıkıyor. Tayyip Erdoğan’ın da işi gücü yok, bütün bunlara cevap mı versin’ diye ahkâm kesiyor. Doğru… Sarayın kibirlisinin, yandaşlara ihale dağıtmak, milletin vergilerini, dolarla, avroyla garanti verdiği havuzcuların kasasına boşaltmak, kupon arazilerin peşinde koşmak, bu alanda tecrübesiz Katarlı dostlarına yardımcı olmak, Aya sert iniş yapmak, ‘Eve ekmek götüremiyoruz’ diyenlerin kafasına çay paketi atmak, çizgi film çekmek gibi pek çok önemli meşguliyeti var.

– Bundan 20 yıl önceki Erdoğan’ın söylediği gibi, yaşanan sefaletin de, yoksulluğun da bir sorumlusu var: O da Erdoğan Şahsım Hükümeti.

– Bu milletin 128 milyar dolarını buharlaştırmak serbest, ama ‘128 milyar dolar nerede?’ diye afiş asmak yasak… Hain FETÖ’yle aynı yağmurda beraber ıslanmak serbest, ‘FETÖ’nün Siyasi Ayağı kim?’ diye kitapçık çıkarmak yasak…

– Her gün bir başka skandalı ortaya çıkan Eski Ticaret Bakanı’nın elini, milletin cebine atması serbest, İstanbul Belediye Başkanımızın elini arkasına bağlaması yasak… Ampulü patlatmak serbest, değiştirmek yasak… Yahu hepsini anladık da, Hijyenik pedlerin satışı niye yasak?

– ‘Yasaklarla mücadele edeceğim’ diyerek göreve gelen Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin işine gelen her şey serbest, gelmeyen her şey yasak… Erdoğan Şahsım Hükümeti elinde ülkemiz, bırakın ‘hukuk devleti’ olmayı, ‘kanun devleti’ olma hüviyetinden bile uzaklaşıyor.

– ‘Yoksulluk, yasaklar ve yolsuzlukla mücadele’ vadederek gelen Erdoğan, bu gün ülkeyi yolsuzlukların ve usulsüzlüklerin cennetine çevirdi.

– (Ruhsar Pekcan) Görevden alınan bakan, elini kolunu sallayarak gezmeye devam ediyor. Parti grubumuz, bu konuda bir Meclis Soruşturması açılması için gereken önergeyi bayramdan sonra verecek. Vereceğimiz önergeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tam sayısının yarısından bir fazlasının desteklemesi gerekiyor. Bu önergeye atılmayacak her bir imza, milletin vicdanını kanatır. Bu milletvekilleri için büyük bir ahlaki sınavdır. Ve bu sınavın sonunda, kim ak koyun, kim kara koyun ortaya çıkacaktır. Bu soruşturma, eski Bakan Pekcan’ın kendini savunması için de bir fırsattır. Eski Bakan, ekşi yemediğinden eminse, kendisi de aklanmak için bu soruşturmanı açılmasını istemelidir.

– AK Parti Genel Merkezi’ndeki ofis boylar bile, milyonluk arabalarda burunların pudra şekeri çekiyorsa, milletimiz de, ‘Bizim bin bir fedakârlıkla okuttuğumuz evlatlarımız, Asgari ücretle iş bulamazken, Bu gençler, bu milyonları nereden buluyor?’ diye elbette sorar. ‘Ofis boy bunu yapıyorsa, Ofisin sahipleri neler yapıyor?’ diye düşünür.

– (Sedat Peker’in açıklamaları) Memlekette gün geçmiyor ki, yeni bir kirli çamaşır ortalığa dökülmesin. Bir skandal hazmedilmeden, diğeri patlıyor. Hafta sonu, yurt dışına kaçmış bir suç örgütü başının açıklamalarıyla, Mafya-Siyaset-Emniyet hattında döşenmiş kanalizasyon boruları, bir kez daha patladı. Ortalığa salınan pis kokular, dayanılır gibi değil.

– Bundan 8 yıl önce ne demişti Erdoğan? ‘Artık bu ülkede çeteler dönemi bitmiştir. Mafya dönemi bitmiştir. Cunta dönemi geri gelmemek üzere bitmiştir’. Ne demiş atalarımız? Büyük lokma ye, ama büyük söz söyleme… Görüyoruz neyin bitip neyin başladığını… Birkaç yıl öncesine kadar, Erdoğan ile aynı fotoğraf karelerine giren, Seçimlerde AK Parti lehine mitingler yapmasına izin verilen, kendisine koruma olarak Türk polisi tahsis edilen bir suç örgütü başı, Şimdi konuşmaya başladı.

– En güçlü ortaklık suç ortaklığıdır. Çünkü suç ortakları birbirine göbekten bağlıdır. Birbirine mecburdur. O nedenle de kolay kolay konuşmazlar. Ama şimdi bu şahıs konuşuyor. Mafya konuşuyor, hükümet susuyor. İddialar da öyle böyle değil. FETÖ’cü yaftasıyla insanların içeri attırılıp, Bodrum’daki marinalarına çökülmesine, Kolombiya’dan gelen kokainlerden, bir gazetecinin öldürülmesine kadar pek çok korkunç olay dile getiriliyor. Bu itiraflara bakılırsa, Ülke, Kurtlar Vadisi’ne dönmüş.

– Bu ülkede CİMER’e başvuru var diye, Belediye Başkanlarımız hakkında derhal inceleme başlatılıyor. Ama bu korkunç itiraflar için, tek bir Cumhuriyet Savcısı kılını kıpırdatmıyor. Bu korkunç iddialar, herhangi bir demokratik hukuk devletinde olsa, iktidar harekete geçer, savcılar soruşturma başlatır, gazeteler, televizyonlar günlerce haber yapardı. Ama bunların hiçbiri Türkiye’de olmuyor. Bu da açıkça gösteriyor ki, Cumhur ittifakı sadece AK Parti ve MHP’den oluşmuyor. Mafya da bu ittifakın ortağı ve aparatı… Cumhur İttifakı, Cürüm İttifakı olmuş. Tüm bunlar ortadayken, ‘Atama İçişleri Bakanı’, utanmadan, sıkılmadan Sayın Genel Başkanımıza hakaret etmeye cüret ediyor. Suç örgütünün başı, Rize’de AK Parti için miting yaparken, makbuldü. Akademisyenlerin kanlarıyla banyo yaparken, yerli ve milliydi. Türk polisi koruma olarak verilirken, muteberdi. İtiraflara başlayınca mı, suç örgütü yöneticisi olduğunu anladınız?

– Hayırdır beyler, Mafya-Siyaset-Emniyet hattında patlayan kanalizasyon boruları, Neden bu kadar panik yarattı? Bu hezeyanınız, bu heyecanınız neden? Bu mafya babasına, ‘Nisan ayında ülkede birçok şey değişecek’ deyip, kendisine ülkeye dönüş sözü veren devlet yetkilisi kim?

– Yolsuzluklarla, yasaklarla, yoksullukla mücadele edeceklerini, bunları bitireceklerini vadederek milletin oyunu alan Erdoğan, millete verdiği sözleri tutmamıştır. Bugün ülkemiz, her zamankinden fazla yolsuzluklara, yasaklara ve yoksulluğa batmıştır. Bu yönetim, yanlış politikalarıyla, içeride ve dışarıda kendine duyulan güveni sıfırlamıştır. Ama yoksulluk, yasaklar ve yolsuzluklar bu ülkenin kaderi değildir. Biliyoruz, 19 yılın sonunda tablo iç karartıcıdır. Ancak umutsuz olmamalıyız. Çünkü biz, büyük bir yıkımın ve yenilginin ardından, emperyalizmi savaş meydanlarında yenen, Yokluklar içindeyken bile ayağa kalkabilen bir milletin fertleriyiz. Çünkü biz, Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı, Cumhuriyeti kuran, Ülkemizi çağdaş medeni âlemin saygın bir üyesi yapan büyük bir önderin, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu partiyiz. O büyük önderin dediği gibi; ‘Umutsuz durumlar yoktur, Umutsuz insanlar vardır.’

– Biz hiçbir zaman umudumuzu yitirmiyoruz. Çünkü ülkemizin avantajlarını ve potansiyelini biliyoruz. Çağdaş bir eğitimle, bilimde, teknolojide, üretimde sıçrama yapacak genç nüfusumuz var. Salgının ardından, kısalacak tedarik zincirleri de düşünüldüğünde, dünyanın kalbindeki coğrafi konumumuz altın değerinde… Ülkemiz 4,5 saatlik uçuş mesafesinde 1,5 milyarlık nüfusa, 58 ülkeye ve 21,5 trilyon dolarlık bir pazara erişme imkânına sahip.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here