Türkiye İnsan Hakları Vakfı Marmara Bölge Hapishaneleri açlık grevi izlem raporunu açıkladı.

Türkiye’nin çeşitli ceza evlerinde bulunan siyasi mahpuslar, 27 Kasım 2020 tarihinde tecride karşı süresiz ve dönüşümlü açlık grevine başladıklarını duyurmuşlardı.

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) İstanbul Şubesi, İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Marmara Tutuklu ve Hükümlü Aileleri İle Dayanışma Derneği (MA-TUHAYDER) ve Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Şubesi’nden temsilcilerle oluşturulan Açlık Grevi İzleme Heyeti 4-10 Mayıs tarihleri arasında Marmara Bölgesinde bulunan Edirne F Tipi, Tekirdağ 1 Nolu F Tipi, Tekirdağ 2 Nolu F Tipi, Silivri 5 Nolu L Tipi, Silivri 1 Nolu Kapalı, Bakırköy Kadın, Maltepe 1 Nolu L Tipi, Gebze Kadın, Kandıra 1 Nolu F Tipi, Kandıra 2 Nolu F Tipi, Düzce T Tipi ve Bolu F Tipi Hapishanelerine ziyaretler gerçekleştirdi.

Hapishanelerde gerçekleştirilen incelemelere dayanarak hazırlanan raporda, açlık grevine giren mahpusların durumu, grev süreci ve idarelerin, infaz koruma memurlarının, sağlık personelinin ve revir doktorlarının açlık greviyle ilgili tutumları tespit edildi.

İnceleme yapılan her hapishane için ayrı bir değerlendirmenin yer aldığı raporun sonuç bölümünde şu görüşlere yer verildi:

Pandemiden ötürü ağır hak ihlallerinin yaşandığı, mahpusların ihtiyaç duydukları tedaviye dahi erişemediği bu dönemde açlık grevlerinin sürmesi halinde mahpusların sağlıkları üzerinde geri dönülemez nitelikte ağır sonuçlar doğuracağı ortadadır. Zira salgın sürecinde hapishanelerde artan hak ihlallerine yönelik hazırlanan raporlardan mahpusların sağlıklı gıdaya ve ihtiyaç duydukları tedaviye erişimlerinin sağlanamamasından ötürü özellikle bağışıklık sistemlerinin zayıfladığı bilinmektedir. Pandemi koşulları dolayısıyla mahpusların bağışık sisteminin düşüklüğü konusunda uyaran hekimler başlatılan açlık grevinin, daha önceki eylemlerden daha fazla risk barındırdığını belirtmiştir.

Bu sebeple bizler başta açlık grevinde olanların yaşam hakkının korunması ve açlık grevinin sonlandırılması için makul ve yasal mevzuata uygun taleplerinin kabulü ile tecridin kaldırılmasına, hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin son bulması için başta Adalet Bakanlığı olmak üzere tüm ulusal ve uluslararası kamuoyu ve kurumları bu konuda duyarlı olmaya ve çözüm için derhal harekete geçmeye çağırıyoruz.

Raporun tamamına erişmek için tıklayınız

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here