HDP Grup Başkanvekili Saruhan Oluç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında son yapılan zamanlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oluç’un açıklamaları şöyle:

Dar gelirlilerin alım gücünü daha da düşürecek bir zam furyası 

Dün Cumhurbaşkanı kararnamesi ile Fiyat İstikrar Komitesi kuruldu ve komitenin ilk görevi fiyatların artmasını sağlayacak zamları gerçekleştirmek oldu. Dün, elektriğe yüzde 15, doğalgaza yüzde 12, sanayi 20 zam yapıldı. Bugün de öğrenci harçlarına zam yapıldı. Türkiye, tarihinin en derin krizlerinden birini yaşıyor, pandeminin yakıcı etkileri devam ediyor. Buna rağmen yapılan bu rekor zamlar dar gelirliye, işçiye, esnafa, çiftçiye ve emekliye ağır bir darbe olmuştur. Birincisi bunu tespit edelim. Dar gelirlilerin alım gücünü daha da düşürecek bir zam furyası ile karşı karşıya kalınmıştır. İkincisi, bu zamların 1 Temmuz’da yapılması da memur ve emeklinin Temmuz ayı itibariyle alacağı enflasyon farkını düşük tutmak için yapılmıştır. Yani aslında bu iktidar memura, emekliye ve halka karşı hile yapmıştır, tuzak kurmuştur. Böylelikle yılın ikinci yarısında emekliye ve memura ödenecek olan enflasyon farkını düşük tutmak hedeflenmiştir. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Elektrik ve doğalgaza yapılan zam ile memura ve emekliye kaşıkla verilecek olan fark, henüz verilmeden kepçeyle geri alınmıştır. Aslında dün söyledik bugün de söylüyoruz, AKP-MHP iktidarı devam ettiği sürece, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi devam ettiği müddetçe, ülkenin yönetimi Cumhur İttifakının elinde olduğu sürece işsizliğin, yoksulluğun, ekonomik krizin ve zam yağmurunun sonu gelmeyecektir.

“Porsiyonu küçültün” önerisini ayıp olarak nitelendiriyoruz

Şimdi bakın, dün yine Cumhurbaşkanı kararnamesiyle bir tasarruf genelgesi yayınlandı. Bu tasarruf genelgesi tartışılırken, AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan bir öneride bulundu. Türkiye’nin yakın tarihine baktığımızda, 1960’lardan bugüne Türkiye’nin yakın tarihine baktığımızda, böyle bir öneri ilk defa bir cumhurbaşkanı eşinde geliyor. Öneri neydi? Porsiyon küçültün! Cumhurbaşkanının eşi halka “porsiyon küçültün” dedi. Peki hangi koşullarda porsiyon küçültmeyi önerdi? Enflasyon almış başını gitmiş, işsizlik almış başını gitmiş, yoksulluk ve esnaf borcu almış başını gitmiş, yoksulluk sınırı Türk-İş’in açıklamasına göre 2 bin 865 lira olmuş, asgari ücret 2 bin 825 ile yani yoksulluk sınırı asgari ücretin üstüne çıkmış, 10 milyondan fazla asgari ücretli var Türkiye’de yani aileleri ile birlikte 40 milyon insan açlık sınırı altında yaşıyor ve Cumhurbaşkanının eşi diyor ki, “porsiyon küçültün”. Daha neyi küçültecekler, halkın küçülteceği bir şey kalmadı, halkın sofrasında bir şey bırakmadınız. Bunu gerçekten siyasi olarak değerlendirmenin ötesinde insani açıdan böyle bir cümlenin kurulmasını ayıp olarak nitelendiriyoruz. Ayıp!

Tasarruf genelgesi açıklandı, tasarruf genelgesinde iki yer biliyorsunuz dışarıda bırakıldı. Bir tanesi Meclis, diğeri de Cumhurbaşkanlığı. Belli ki Meclis’in olmamasının Cumhurbaşkanlığının yer almamasına gerekçe oluşturmak ve onun elini güçlendirmek. Cumhurbaşkanlığı Sarayı tasarruf etmediği takdirde açıklanan hiçbir yerin tasarruf etmesinin hiçbir anlamı yoktur.

Saray’ın bir günlük harcaması 8.6 milyon TL’nin üzerinde 

2020 yılında Saray’a ayrılan bütçeye göre, Saray’ın bir günlük harcaması 8.6 milyon TL’nin üzerindedir. Bakınız, sadece günlük harcamadan bahsediyoruz. Bu rakam 3700’den fazla asgari ücretlinin 1 aylık maaşına denk geliyor. Saray’da tasarruf yapmayacaksanız da nerede yapacaksınız? Örtülü ödeneğe 2020 yılında ayrılan paya baktığımızda 5.5 milyar TL’nin üzerindedir. Örtülü ödenek 2 milyon 326 bin asgari ücretlinin 1 aylık maaşına denk gelmektedir. Nereye gidiyor bu örtülü ödenek, bilmiyoruz. Cumhurbaşkanının uhdesinde, istediği yerlere harcıyor, kontrol edilemiyor. Siz Cumhurbaşkanlığı giderlerinden ve harcamalarından tasarruf yapmayacaksanız da kamu kurumlarına gazete alınmaması yoluyla mı tasarruf yapılabileceğini düşünüyorsunuz?

Saray’dan tasarruf yapmayacaksınız da kamu kurumlarından ne tasarrufu yapacaksınız?

Sadece bu yıl Cumhurbaşkanlığı sarayların yapımı ve onarımı ile araç alımlarına 610 milyon TL yatırım yapılması beklenmektedir. Bu rakam 265 bin 217 asgari ücretlinin bir aylık maaşına denk geliyor. Buradan tasarruf yapmayacaksınız da nereden yapacaksınız? Yazlık saraylara 555 milyon lira harcanması öngörülüyor. Bu rakam 238 bin 709 asgari ücretlinin bir aylık maaşı ediyor. Buradan tasarruf yapmayacaksınız da nereden yapacaksınız? Saymakla bitmez. Saray’ın giderlerinden tasarruf yapmayacaksınız da kamu kurumlarından ne tasarrufu ile harcamaları düşürmeyi düşünüyorsunuz? Gerçekçi olmayan ve hiçbir karşılığı olmayan bir tasarruf genelgesi yayınlandı. Yayınlandığı gün Emine Erdoğan porsiyon küçültmeyi önerdi. Fiyat İstikrarı Komitesi’nin açıklandığı gün de doğalgaz ve elektrik zammı yapıldı. Bugün de öğrenci harçlarına zam yapıldı.

Halkın sofrasında bir şey bırakmadınız, insanlar hesabını sandıkta soracaktır

Şunu bir kez daha söyleyelim; AKP-MHP iktidarı iş başında kaldığı sürece ne ekonomi alanındaki krizde ne demokrasi alanındaki krizde ne de sosyal alanlarda yaşanan krizlerde düzelme olacaktır. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu çoklu krizin esas olarak nedenidir. Bu sistem devam ettiği ve tek adam kararları işlediği müddetçe, tek adam kararlarının alındığı bir ülkede de bu krizlerin atlatılması kesinlikle mümkün olmayacaktır. Bu zamlar vesilesiyle bunları bir kez daha söylemiş olalım. Bir kez daha çağrı yapalım: Halkın sofrasında bir şey bırakmadınız; dar gelirliye, emekçiye, işçiye, emekliye, yaşlıya, gence, kadına, çiftçiye ve esnafa büyük zarar veriyorsunuz. Bu verdiğiniz zararların hesabını insanların tamamı sizden günü geldiğinde sandıkta soracaktır, halk bunların hesabını siyasi olarak soracaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here