Muğla’nın Milas İlçesine bağlı İkizköy sakinleri, havalarını, sularını, ovalarını kirleten, köylerini yutan, kamulaştırmalarla topraksızlaştıran, göçe zorlayan Yeniköy ve Kemerköy termik santraline bu kez HAYIR dediler.
40 yıla varan süredir çalışan termik santraller 2014 yılında özelleştirildi.

Devralan şirketler tanıdık, “5’li çete”de yer alan İÇ İÇTAŞ Enerji ve LİMAK Enerji. Yeniköy ve Kemerköy termik santralleri 23 Aralık 2014 tarihinden bu yana bu iki yandaş şirketin ortak oldukları Yeniköy Kemerköy Elektrik Üretim ve Ticaret AŞ tarafından işletiliyor.
İşletenler paraya, termik santraller de kömüre doymadıkları için bölge, kömür sahası haline gelmiş durumda.

Bu süreçte İkizköylüler de en eski mahalleri olan Işıkdere köylerinden olmuşlar. Işıkdere’yi ve çevresini yutan kömür ocakları, İkizköy’ün ovasına ve yaşam kaynağı Akbelen Ormanı’na dayanmış.Hiç bir çevresel etki değerlendirmesi yapılmadan, İkizköylüler’e sorulmadan toplam 780 bin dönümlük bölgenin akciğeri olan Akbelen Ormanı tıraşlanıp maden ocağı haline getirilmek, çıkan kömürlerin taşınması için konveyör bant yapılmak isteniyor.

İkizköylüler yaklaşık 2 yıl dan buyana bu projelere karşı direniyorlar.Bu bölgeyi yaşanmaz hale getirecek projelerin ÇED’den muaf olmasını, Akbelen Ormanı’nda maden ocağı açılmasına karşı açtılar. Davanın yanı sıra yaşam alanlarını koruyacak direnişi örgütlediler. Fiili meşru müdahale ile iki kez orman kesimini durdurdular. Destek veren doğa ve yaşam savunucuları ile birlikte 17 Temmuz’dan buyana jandarmanın gece yarısı baskınlarına rağmen çadır nöbetini sürdürüyorlar. Direniş sayesinde her iki davadan da mahkemelerden yürütmeyi durdurma kararı aldılar.

Geçtiğimiz 7 Eylül’de Akbelen Ormanı’nda keşif vardı.Yok sayılmak istendiler, ülkenin dört bir yanından gelen dostlarıyla birlikte direndiler, avukatları hakarete uğradı;ama bilirkişi heyetine için için yanan, zehirli su çukurları oluşan,doğanın altını üstüne getiren, kapkara cehenneme dönüşen maden sahasını ve aynı şekilde yapılmak istenen bölgenin ekosisteminin can damarı olan Akbelen Ormanı’nı gösterdiler, kendilerinin ve ormandaki canlıların çığlığını duyurdular.Keşif sonunda nasıl bir rapor çıkar, mahkeme neye karar verir bilinmez, ama bilinen bir şey var: İkizköylüler direniyorlar ve direnmeye devam etmekte kararlılar, #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz sloganları yükselmeye devam ediyor.

Ne olmuştu?

Uzun zamandır termik santrallerin yol açtığı sosyal ve ekolojik yıkımlara karşı mücadele eden İkizköy halkının çığlığı
17.07.2021’de kıyılarımız yangınlarla kavrulurken Akbelen ormanında ağaç kesimine başlanmasıyla tüm ülkede duyuldu. Nihayet 11.08.2021’de orman sahasında YK Enerji adına açık maden işletme izni verilmesine ilişkin yürütmeyi durdurma kararı alındı. İşletme izninin iptali için açılan davada 07.09.2021 günü bilirkişi keşfi yapıldı.

Bilirkişi heyetinin keşif süreci

Döviz ve pankartlarla Milas-Ören Karayolu kenarında sıralanan yurttaşlar “Akbelen Ormanı’nı vermeyeceğiz” sloganı
eşliğinde bilirkişi heyetini karşıladı.Heyetin incelemeleri sürerken nöbet alanında yapılan forumda yöre halkı, ekoloji aktivistleri, hukukçular, mühendisler,sivil toplum kuruluşları ve parti temsilcileri söz aldı. İkizköylüler’in mücadelesi ilk ağızdan dillendirilirken maden ve enerji politikaları ile hukuki süreçler tartışıldı. Bağlama eşliğinde türküler söylendi, sloganlar atıldı, oyunlar oynandı.Gün boyu coşku, neşe ve umut dolu bir hava hakimdi. Etkinlikte Yeşlil Sol parti eş sözcüsü İbrahim Akın da kısa bir konuşma yaparak başta kadınlar olmak üzere Akbelen mücadelesine emek verenleri kutladı. Yaşamın içinde gerçekleşen öğrenmelerin çok etkili olduğunu,ortak aklın ‘zor’ karşısındaki başarısının İkizköy örneğinde görüldüğünü ifade etti. Çoğu ülkede fosil yakıtlardan vazgeçildiğini belirterek toprağımızı, suyumuzu,ormanlarımızı korumak durumunda olduğumuzu vurguladı.Keşif sürecinin başında davacı avukatla buluşma yerine alınmadı, keşfe diğer gözlemci avukatlar da uzun süre dahil edilmedi, davacı tarafın belirlediği uzmanlar maden sahasına sokulmadı. Keşif süresince hakim Murat Yüksel’in avukatlara hakaretlerde bulunması, usule aykırı ve taraflı davranması sonucu davacı avukatlar reddi hakim talebinde bulundu, keşif tutanağını kabul etmediklerini beyan ederek keşfin yenilenmesini istediler.

Arif Ali Cangı – İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun, 1993 yılından beri İzmir’de avukatlık yapıyor. İki dönem ÇHD İzmir Şubesi, iki dönem İzmir Barosu Yönetim Kurulu Üyesi oldu. İzmir-Bergama, Eşme, Sivrihisar, Havran/Küçükdere Elele Hareketi’nin (2003-2004), Allianoi Girişim Grubu’nun (2004-2006), Ege Çevre ve Kültür Platformu’nun (2006-2008) sözcülüğünü üstlendi. 2009’da İzmir Birlikte Başaracağız Platformu tarafından İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı gösterildi. Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi’nin (Yeşil Sol Parti ) bir yıl süreyle eş-sözcülüğünü yürüttü. Nükleersiz Gelecek Ödülleri, Franz Moll Vakfı tarafından 1998 yılından beri, dünyanın her köşesinde nükleer silahlara, nükleer endüstriye ve uranyum madenciliğine karşı mücadele eden halklardan seçilen yaşam savunucularına veriliyor. Etiyopya, Fransa, Hollanda, Türkiye ve Güney Afrika’dan yaşam savunucuları ödüle layık görüldü.Türkiye’den Arif Ali Cangı ödülü aldı.Halen Yeşil Sol Parti MYK üyesi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here