Konferansın sonuç bildirgesinde “İnsan hakları ve demokrasi sorununu çözebilmesi için barış sürecinin inşa edilmesi, savaşa karşı barış hakkının savunulması gerekiyor” denildi.

Yenikapı’daki Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezinde gerçekleşen Büyük Demokrasi Konferansının sonuç bildirgesi yayınlandı.

220 bileşenin talep ve önerileri doğrultusunda hazırlanan bidirgeyi CHP eski Milletvekili Melda Onur ve Konferansın Sekretaryasından V. Metin Bayrak okudu.

Bildirge şöyle:

Biz KİMİZ 

“Biz üçte biri ne işte ne okulda olabilen, gerisi de gelecek kaygısıyla kıvranan gençleriz…

Emeği yok sayılan, eve kapatılmak istenen, iktidar tarafından öldürülmesi, şiddete uğraması dert edilmeyen kadınlarız.

Pandemide tek başına yoksulluğa, yok oluşa terk edilen esnaflarız.

“Özgürce yaşayamayan milyonlarız”

Özgürce bilim yapması engellenen bilim insanları, özgürce sanat yapması engellenen sanatçılar, salgınla baş başa bırakılan sağlık emekçileri, eğitim emekçileri, traktörüne haciz gelen çiftçi, ayrımcılığa uğrayan, anadilleri yasaklanan, inançlarını ve inançsızlıklarını özgürce yaşayamayan milyonlarız.

Üniversitelerine kayyım atanan demokratik özerk üniversite mücadelesi veren öğrenciler, yoksulluğa, umutsuzluğa itilmiş çocuklar, göçmen işçiler, toplum ve sistem tarafından engellenen engelliler, sosyal ölüme mahkûm edilmiş KHK’lılarız

“Fetvalar yazılan LGBTİ+larız”

Gökkuşağı bayrakları düşmanlaştırılan, haklarında fetvalar yazılan, LGBTİ+larız….

Yaşam alanları yağma, talan ve tahrip edilenleriz, doğa varlıklarının sermaye olarak görüldüğü iktidar anlayışına karşı yaşam alanlarını savunanlarız. Ve hepimiz mücadele etmekten, seslerini yükseltmekten bir an bile vazgeçmeyenleriz.

“Farklılıklarız…”

Bu ülkede barış içinde, adaletli, eşit, özgür bir yaşam sürmek istiyorsak, başarmamız gereken bütün zenginliklerimizle, bütün farklılıklarımızla, halkın demokratik kurucu gücünü ortaya çıkarmaktır.

Her taşı yerinden oynatacağız diye söz vermiştik yola çıkarken. Bizleri Demokrasi Konferansı’nda bir araya getiren ve heyecan duymamıza neden olan inanç budur.”

Ne İSTİYORUZ !

  • Temel hak ve özgürlüklerini koruyan ve geliştiren; yasama-yürütme-yargı erklerinin ayrılığı ile denge-denetim mekanizmalarını içeren; idarenin tüm eylem ve işlemlerinde hukukla bağlı olduğu bir ülke istiyoruz.
  • Ülkenin yönetiminde halk doğrudan karar sahibi olmalıdır. Hesap verebilir, şeffaf, kamu tarafından denetlenebilen, halkın karar ve denetleme mekanizmalarına her aşamada katılabildiği bir demokrasi istiyoruz.
  • Tektipleştirmeye çalışmayan, hiçbir halkın kimliğinin, inancının, kültürünün ve anadilinin ötekileştirilmediği, adaletin hüküm sürdüğü demokratik bir ülke yaratılmalıdır.
  • Hakikat hakkı istiyoruz. Etnisite ve din ayrımcılığına dayalı acıların ve katliamların bir daha yaşanmaması için cesaretle geçmiş ile yüzleşilmeli, geleceğe dair yeni bir vizyon ve misyon belirlenmeli. 
  • Devletin her türlü inanç ve inançsızlığa mesafeli durduğu, din ve vicdan özgürlüğünü güvenceye alan laik bir ülkede yaşamak istiyoruz.
  • İnsan hakları ve demokrasi sorununu çözebilmesi için barış sürecinin inşa edilmesi, savaşa karşı barış hakkının savunulması gerekiyor. Kürt siyasetçilerin siyasi rehine durumuna son verilmeli, siyasi mahpusların derhal tahliye edilmesi sağlanmalıdır.
  • Hak arayan tüm kesimlere yönelen erkek, devlet ve patron suçlarında yaygın bir cezasızlık pratiği ortadan kaldırılmalı. Yargı bağımsız olmalı, adil yargılanma hakkı herkese tanınmalıdır..
  • Savunma hakkına yönelik tüm  müdahaleler sona erdirilmeli, barolar bağımsız , avukatlar özgür olmalıdır.
  • Kamu mülkiyetinin geliştirildiği, verimli, adil, etkin, ekolojik ve eşitsizlikleri gidermeyi önceleyen bir büyümeyi hedefleyen, eşitlikçi bir vergi politikasına dayalı, yoksulluğu ve işsizliği önlemeyi ve kamunun ihtiyaçlarını önceleyen bir ekonomi yönetimi kurulmalıdır. 
  • Yerel yönetimlerin malî bağımsızlığı sahiplenilmeli, şeffaf, hesap verebilir, halk tarafından denetlenen yerel yönetimlerle bir yerel ve yerinden demokrasi inşa edilmelidir.
  • Kayyımlar kaldırılmalı, hapse atılan ve görevden alınan seçilmiş yerel yöneticiler görevlerine iade edilmelidir.
  • Dış politikada ülke kaynaklarının savaş sermayesi tarafından yağmalanmasına neden olan yayılmacı, saldırgan tutumdan vazgeçilmeli.
  • Esnek temelli, kayıtsız kuralsız ve güvencesiz çalışma yasaklanmalı. İşçi cinayetlerinin olmadığı,  kadınlara eşit ve nitelikli istihdam sağlandığı ve emekçilerin insanca bir yaşam sürmelerini sağlayacak bir ücret politikasının olduğu bir çalışma düzeni kurulmalıdır.
  • Toplumsal cinsiyet eşitliği yasalarda ve hayatın her alanında sağlanmalıdır. Kadınların kazanılmış haklarını ve mücadeleyle yazdıkları yasaları tehdit eden söylemlere ve girişimlere son verilmelidir.
  • Engelli haklarının, insan hakları perspektifinde değerlendirilmesi, anadil olan işaret dilinin yaygınlaşmasından alternatif iletişim sistemlerinin desteklenmesi sosyal devletin temel sorumluluklarına erişim keyfiliğe bırakılmamalıdır.
  • Tarım ve ormanlık alanların imara açılması başta olmak üzere inşaat, enerji ve maden şirketlerinin talan ve tahribine son verilmelidir..
  • Bütün savaş ve operasyonların durmasını, savaşa ve şiddete ayrılan kamu kaynaklarının halkın ihtiyaçları için kullanılmasını istiyoruz.
  • Sanat alanı sanatçılar tarafından belirlenmelidir. Sanatçıların özgürlük ve bağımsızlıklarının, kültür endüstrisi ve devlet karşısında korunmasının yolu, sanatın devletten ve toplumsal güçlerden bağımsızlığının kamu tarafından güvenceye alınmasıdır.
  • Üniversitelerimiz, sermayenin kârını artırmak üzerine düzenlenen, öğrencileri intihara, güvencesiz çalışmaya ve işsizliğe sürükleyen yerler değil, öğrencilerin eğitimin nesnesi değil öznesi olduğu özgürce bilim üreten alanlar olmalıdır.
  • Kamusal ve parasız, ekolojiye duyarlı, cinsiyet eşitliği sağlayan, ana dilinde, laik, etik ve estetik değerleri gözeten bir eğitim esas olmalıdır.
  • YÖK kaldırılmalı, bilim özgürlüğü akademisyeninden, öğrencisine ve idari çalışanına dek tüm bileşenlerin oluşturduğu bağımsız özyönetim organlarıyla güvenceye alınmalıdır. 
  • Mültecilerin pazarlık aracı olarak kullanılmasına son verilmelidir. Tüm mültecilerin eşit bir şekilde insan haklarından faydalanmaları, statülerinin mülteci/göçmen/kaçak göçmen gibi ayrımlara bağlı olmaktan çıkarılmaları, sağlanmalıdır.
  • Çocukların yaşamın doğrudan öznesi oldukları, uğradıkları hak ihlallerinin cezasız bırakılmadığı, kapitalizmin ve neo-liberal politikaların dayattığı yoksulluk ve yoksunluk içinde yaşamak zorunda kalmadıkları bir toplum istiyoruz.
  • Kimin gazetecilik yapacağına ve halkın hangi bilgiye sahip olacağına iktidarın karar vermediği, basın özgürlüğü üzerinde sermayenin ve iktidar tekelinin kalktığı bir ülke istiyoruz. Tutuklu tüm gazeteciler derhal serbest bırakılmalıdır.
  • Devletin, cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği temelli ayrımcılıkla hedef göstermeye, suçlu ilan etmeye yönelik tüm politikalarına ve söylemlerine son verilmeli, LGBTİ+’ların tanınma hakkı ve eşit yurttaşlık hakkı anayasal güvenceye alınmalıdır.
  • Herkese ücretsiz, erişilebilir, nitelikli sağlık hizmeti sağlamak devletin görevidir. Aşıda patent uygulaması kaldırılarak tüm toplumun etkin ve güvenli aşıya ulaşımı sağlanmalıdır.
  • Kolektif bir cezalandırma aracı olarak kullanılan OHAL/KHK’ları tüm sonuçlarıyla iptal edilmelidir. Tüm siyasi tutsaklar serbest bırakılmalıdır.
  • Yaşam hakkı ihlalleri, işkence, kötü muamele, onur kırıcı davranış uygulamalarına, ifade, özgürlüğü, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, toplanma gösteri hakkı ve örgütlenme hakkı ihlallerine, hapishanelerdeki hak ihlallerine son verilmesini istiyoruz.
  • Siyasal iktidar yargıyı siyasi ve toplumsal baskı aracı olarak kullanmamalıdır. AİHM büyük daire kararları uygulanmalıdır.
  • Sağlamcılık, cinsiyetçilik, ırkçılık, türcülük, yaşçılık ve homofobi gibi tüm ayrımcılıklardan arındırılmış bir ülke ve dünya istiyoruz.
  • Militarizme karşı vicdani ret hakkının tanınmasını istiyoruz.

Bia

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here