Marmara Denizi’nde AKP iktidarının ve kapitalist talan politikalarının çevre tahribatının eseri olarak beliren müsilajla ilgili araştırma yapan bilim insanları, analiz ettikleri numunelerin etki gücü ve yoğunluğunun 20 yıl öncekinden çok daha yüksek olduğunu belirtti.

Milliyet’ten Gökhan Karakaş’ın haberine göre, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü’nde görevli bilim insanları, Marmara Denizi’nde bir çevre felaketine dönüşen müsilaj tehdidini yerinde görmek ve bilimsel inceleme yapmak için Türkiye’nin en eski araştırma gemisi R/V Alemdar ile Doğu Marmara’ya açıldıktan sonra gerçekleştirdikleri çalışmalarda Haydarpaşa limanından yola çıktıkları anlardan itibaren müsilajla karşılaştıklarını söylerlerken, Prens Adaları’nın arkasından geçerken karşılaştıkları manzara ile şaşırdıklarını ekledi.

Araştırma ekibinden Dr. Sibel Zeki, ocak ayından beri etkisini sürdüren müsilaj yoğunluğun Sedef Adası’nda had safhaya ulaştığını ve deniz ekosistemi için çok önemli habitatları barındıran Adalar’ın dibine çöktüğünü belirlediklerini söyledi.

“Müsilajın etki gücü ve yoğunluğu 20 yıl öncekinden çok daha yüksek”

İzmit Körfezi’ndeki geniş bir alandan aldıkları örnekleri inceleyeceklerini söyleyen Dr. Sibel Zeki, “20 yıl önceki yoğunluktan çok farklı. Çok daha yoğun ve etki gücü yüksek. Denizin üzerini kapladığı gibi derinlere de etkisini gösteriyor” derken, İstanbul Üniversitesi Deniz Bilimleri ve İşletmeciliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Cem Gazioğlu ise ilk sonuçların bile kendilerini tedirgin ettiğini ve bu yıl etkili olan müsilajın yüzeyden dibe kadar aynı yoğunlukta ilerlediğini söyledi.

“Prens Adaları gibi eşsiz bir ekosistem bile etkilenmiş”

Prof. Dr. Gazioğlu ise “Prens Adaları gibi eşsiz bir ekosistemi bile etkilemiş. Yoğun süreklilikle İzmit Körfezi içine kadar ilerlemiş. Kıyı bölgelerinde bile aşırı yoğunlaşma var. Ne yazık ki farklı evrelerde oluşumlar karşımıza çıktı. Yani ne genç oluşumlar ve çürümeye yüz tutmuş oluşumlar belirlendi. Kendilerini yenilediklerini ve çoğalmanın devam ettiğini düşünüyoruz. Marmara Denizi’nin kuzeydoğusu ve İzmit Körfezi’ni kapsayan bir seferle örnekler aldık. Temel oşinografik gözlemler; sıcaklık- tuzluluk, akıntı verileri, su kolonunda çözünmüş oksijen, besin elementleri gibi detaylar üzerinde araştırmalar yapıyoruz” dedi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here